Elime verildi soğuk ve paslı ok,
Bu karanlık yolda başka bir çare yok,
Karnım açtır ama ruhumsa hepten tok.
Dağların ardında ben siper kazardım,
Bedenden bedene gizlice sızardım,
Geçmişin üstüne adımı yazardım.
Oyunun sonunda perdeler kapandı,
Yüreğim içinden korkuyla boyandı,
Avunmaz bedenim ateşle dayandı.
Elime aldığım o tırmık çok yaban,
Yıkıldı üstüme paslı demir taban.
*
Göğe bakıyorum yıldızlar hep sönük,
Gecenin içine dalan başım dönük,
Parça parça olmuş düşünceler bölük.
Ben buraya yığdım yüksek dağlarımı,
Bekledim her gece bitmez çağlarımı,
Yıkıp geçtim bütün bahar bağlarımı.
Uzun uzun baktım yolların sonuna,
Giremedim asla barış oyununa,
Düştüm bilinmezin gizli boyutuna.
Parmaklarım ince uzun bir makine,
Direniyorum ben dertlerin hepsine.
*
Hiç bilmem aslında acıma hissini,
Göremedim asla o eski izini,
Kimse tutamadı ömrünün ipini.
Şimdi silah elde gölgeler inliyor,
Rüzgar soğuk soğuk yüzümü dinliyor,
Dağlar benim bu fırtınamı gizliyor.
Ben kimsesiz bir korucuyum bu anda,
Acı duyarım elbet aslında canda,
Yalnızlığım ulu çığlıktır ormanda.
Bu bir tirat değil bu koca bir feryat,
Parça parça oldu bizim eski hayat.
*
Yüreğim taşıyor asla sığmaz göğse,
Birisi çıksa da bütün derdi bölse,
Bakışım acılı her nereye dönse.
Kırmızı kan akar derin yaralardan,
Geçerim ben yırtık koca aralardan,
Sakındım kendimi kötü nazarlardan.
Gece uyumaz asla bu koca şehir,
Akacak şu uçsuz bucaksız hoş nehir,
Damarımın içinde dolaşır zehir.
Düşer beden toprağa zaman akınca,
Ne acıdır böyle gerçeğe bakınca.
*
Yıllar alıp gider kimse bilmez bunu,
Geliyor ağır ağır bunun da sonu,
Görebilirdim ben aslında oyunu.
Parmaklarımla kazıdım toprakları,
Siliverdim bütün o yumuşakları,
Savundum elimdeki ufak hakları.
Korkular büyüdü benim bu içimde,
Doğru yolu buldum ben kendi biçimde,
Eriyor bedenim bambaşka seçimde.
İnce uzun ağaçlar arasındayım,
Uzak tepelerin ben en başındayım.
*
Çekilip giderim sonuna varınca,
Ezilmez kişiliğim ben bir karınca,
Ne gelir elden yarayı kanatınca.
Alev alev yandı benim koca günüm,
Belirsiz artık benim inan ki yönüm,
Gecede aslında benim asıl ünüm.
Şimdi nöbet sırası bende sanırım,
Aynaya bakar da zorla utanırım,
Kendimi çok iyi ben elbet tanırım.
Süslü değil buradaki hiçbir sözler,
Acı duyar bunu gören bütün gözler.
*
Gök gürledi şimşek çaktı sokaklarda,
Belirdi gölgeler köşe bucaklarda,
Bütün sırlar gizli uzak adaklarda.
Mağrur bir korucu gibi yine durdum,
Dağlar arasında yeni yaşam kurdum,
Gece basınca hep oralardan vurdum.
Oyunun içindeki en derin rolüm,
Acıyor bana gerçekten ulu çölüm,
Karşımda duruyor şimdi acı ölüm.
Duvara çarptı bütün kelimelerim,
Buz kesti şu soğuk gecede ellerim.
*
Bitecek bu isyan ancak ben bitince,
Geçer yaralarım zamanlar yitince,
Uyku basar hemen geceye girince.
Esiyor yine rüzgar burada ayaz,
Sen de otur artık uzun bir mektup yaz,
Saçlarıma kış vurdu beyazladı az.
O yuva aslında çok eski bir masal,
Akan nehir suyu sürünür kara al,
Duruyor kıyıda ufak tefek bir sal.
Ancak şekil değiştirirse bedenim,
Ne acıdır bilinmez koca nedenim.
*
Gidiyorum artık çekilin yolumdan,
Yaralandım derin kırık sağ kolumdan,
Kimse tutamaz o kanayan ucumdan.
Gömdüğüm yerlerden kızarır can tenim,
Belirsiz olur evet aslında benim,
Korku tutar beni genişler evrenim.
Silahım elimde olur mu hiç dostum?
Acıya boyandı aslında bak postum,
Göreve adanıp yılmadan hep coştum.
Bakışlarım arasında erir zaman,
Geçip gidiyor her gece yıllar aman.
*
Bu korkunç tiradın ortası acıdır,
Bütün olan biten gerçeğim sancıdır,
Derin uykuları bölen ilacıdır.
Aradığım şeyler uzaklar arası,
Kanayıp duruyor o yürek yarası,
İçimi üşütür gecenin karası.
Gözlerimle kalbimle seni ararım,
Doğru mu yanlış mı diye hep sorarım?
Yalnızlığın içinde candan koparım.
Söyle neredesin gizini bulmadan,
Ben bekliyorum burada yorulmadan.
Kayıt Tarihi : 22.09.2026 21:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!