Yaralı bir kuşun
kanadında kurşun
o ürkek duruşun
gözleri sensin
Ceylan misali
Kiminle gülersen gül
yalnız ağlayacaksın
Kime ağlarsan ağla
değmeyecek,
anlayacaksın...
Kimi sevsek aşkını ibadet bildik
yemin ettik ayrılmamak üzere
dilimizde kimseye söylenmemiş en güzel sözlerle
kelime-i saadet getirdik...
İlk defa mutlu oluruz sanıyorduk,
yanıldık!
Ayrılıklardan sonra sığındığın şiirler
aslında yüreklerdeki ateşe maşadır
Yalnızlık huzur değildir çoğu zaman
O insan beyninde
gürültü dolu kargaşadır
Kaldıysa gözlerinde
ben tebessüm ederken tatlı bir anı
Sen beni asıl sonbaharda tanı!
Sık avuçlarınla
kurumuş yaprağa dönen yüreğimi
Gönlü başkasında kalanla
edilir mi muhabbet
Yüreğim
kasten insan sevmekten
yalnızlığa müebbet!
Oyuncakçı dükkanında çalışan
asık suratlı işçi
İğneden korkan bir dişçi...
Kime anlatır derdini
kendi kayıp ilanını asan afişçi?
Bu, karı erimiş dağların topraklarında açan ilk çiçek
Bu, henüz kahpelikle tanışmamış aşiyandan çıkan yavru bir kuş
Bu, sırtına onlarca hançer saplanmış aşıkta dik duruş
Bu, alın terinden geriye kalan üç kuruş
Bu, yanan can mıydı?
Hoş geldin baharın ilk çiçeği
Yüreğimdeki yangını alevlendiren ateş böceği
Gökkuşağından yol yapıp
birlikte bölelim mi geceyi?
Kaldırıp attım hayatımdan gurur denen o sinsi dağı
Hepimiz birer kitaptık...
Kimse merak etmedi içimizi
çaresizliğimiz önsöz
Gönlümüz sevdaya hükümlü
mutsuzluğun baş harfi ünsüz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!