Yaşadıklarının adı aşk mıydı,
geriye bakıp düşündüğünde?
Tabiatı hırka yapıp örtmüştün
sevdiğin üşüdüğünde...
Şimdi sana kış kalmış
Hayat işte
umut ettikçe seviyoruz...
Suyu içtik
ekmeği böldük
güzeli gördük
çirkine kördük.
Bakma benim her sevdada
yüreğimi ortadan bölüşüme
Vuruldum gülüşüne
Gerçekler çok soğuk
Sen üşüme,
gir düşüme.
Hadi çek git buralardan,
kimseye zarar vermeden
Senin ardına bakmamış hayatın
Ardına bile bakmadan...
Uzaklaş bir an önce, sessizce...
Gitgide alışıyorken sana
gönlüm hasretine nazar değmesin diye
kestiği kurbanı uzaklara adar
Sevdayı aramakla geçti ömrüm
Git gidebildiğin kadar!
Şiiri kör olmuş şairin gölgesiyim
Güneşin sıcaklığına inandıramaz beni
Giyotinle idam edilen hayallerin
geriye kalan gövdesiyim
Oluk oluk akan kanıma banar mı?
Hiç haberin olmasa
Binsem şu rötar yapmış hüznümün otobüsüne
Çıkıp gelsem bir gece vakti yanına
“Nerede ineceksiniz” diye sorsa muavin
dünlerimi susardım
gidiyorsa yarına
Annesi ölmüş
Babası öksüz
Sırtında sahte umut heybesi
gözyaşı yüksüz!
Sarılamamış masum sevgilere
dalları köksüz!
Yüreğinde hüzün varsa kaybolmaz bir yere
Ay battıktan sonra da görülür.
Ama kim sökerse söksün kalbinden masumiyeti
bir tebessümle yeniden örülür...
Nasip bu
İnsanlar hayattayken öldükçe
saçma sapan şeylere güldükçe
ne çok şişiyor egoları övdükçe...
Ben hala eskilerde yaşıyorum
özellikle yenileri gördükçe!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!