Buluruz bir gün elbet
ölecek bir yol
Belki bir yol ağzında bırakırız kendimizi
Toza toprağa karışmış iki eski söz gibi.
Geceyi sırtlamış geçiyorum sokaklardan
Her lambada yüzünün eksik tarafı yanıyor
Kime baksam biraz sen çıkıyorsun karşıma
Kime kızsam dönüp kendime varıyorum.
Rüzgârın huyu değişmiş bu şehirde
Kapıları değil, yaraları çarpıyor artık
İçimde pas tutmuş bir yalnızlık var
Ne tam unutuyor ne seni bırakıyor.
Meşe odunu kıvamında
Yansam ateş oluyorum
Sönsem kömür
Bir rahiya yayılıyor gövdemden
Ne yanıyor ne sönüyorum
Bir bozuk ritim tutturmuş kalbim
Dalgalı, eksik, pür telaş
Dil hizasındaki küfürler gibi
Haklı bir o kadar da seviyesiz
Bir çay koy desem
Ellerin geliyor aklıma
Orantısız şiddet uyguluyorum anılara
Dağılıyor bütün kuşlar senin gökyüzüne
Çığlık oluyor bütün türküler
Bir bozlak kalıyor geriye
Bir de ben
Kayıt Tarihi : 30.10.2026 11:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!