Burası Mardin, Deyrulzafaran Manastırı.
Benim adım Ammo Bahe Binebil Bazen,
Circis Kaplan.
Hem annem hem babamdır bu taşlar;
bir ömürdür gölgelerinde yaşarım.
Annemi bekledim
her yıl,
her ay,
her gün,
her saat...
Kulaklarımda iki cümle,
iki eski yara:
"Beni burada bekle,
gelip seni alacağım."
Gelenler oldu elbet,
geçip gidenler...
Hiçbiri kalmadı.
Her geleni annem bildim,
her gidişte biraz daha yetim kaldım.
Yetmiş yıl sürdü misafirliğim;
bir ömür konakladım
başkasının dönüş vaadinde.
Taş oldum beklemekten,
manastırın her köşesine dağıldım.
Duvarlara sinmiş nefesim,
avluda unutulmuş gölgem kaldı.
Yarım akıllı dediler bana,
akıllarını tam sanan çeyrekler.
Oysa ben bilirdim:
Bu bahar gelir annem, dedim.
Bu bahar gelmezse
gelecek bahar...
Ömrümü adadım sunaklara,
dualarım taş kesildi,
gökyüzü sustu.
Hep üşüdüm.
Hiç çıkarmadım kırmızı çoraplarımı.
Belki annem uzaktan görür de
beni tanır diye...
Vuslatım kaldı ebede,
bekleyişim düştü zamana.
Önce sesim eksildi,
sonra yankım...
Sonra adımı bile unuttu duvarlar.
Sesim düştü.
Düştü.
Öldü sesim.
Bir tek soru kaldı
taşların arasında,
duaların bittiği yerde:
"Annem geldi mi?"
Kayıt Tarihi : 30.10.2026 11:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!