bir kış kervanı geçer ömrümüzün üstünden
ağlamayı unutmuş gökleri uyandırır
yılların yüzümüzde kıvrılan yorgunluğu
sus pus olmuş ölümün kokusunu andırır
eşyadan çekilir de güneşin tebessümü
renkler üşür ve solar münzevi tepelerde
kuşların kanadından dökülür yuvasızlık
kimsesizlik yazgısı yetim iniltilerde
uğuldayan rüzgârın terkisinde gezinir
hicran akşamlarının kan kırmızı düşleri
ince ince dokunur dalların gergefinde
beyaz gelinliğiyle mevsimin gülüşleri
denizin dalgasında kıpırdanan hülyâlar
tutunur ellerinden sislenmiş bir umudun
beyazın saltanatı kaplar yeri ve göğü
çığlıkları duyulur her tarafta sükûtun
yıldızlar söndürülmüş, gece ayaz, karanlık
bu sokaklar dönüşsüz limanlara açılır
müşfik dokunuşlardır öteler ikliminden
göklerden perde perde yeryüzüne saçılır
yağmurun telaşına inat bir durağanlık
ve vakar seyredilir çehresinde karların
kapı aralığından bakar hayallerimiz
mâzi uykuya dalmış kollarında efkârın
telgrafın telleri dilimizde bir yangın
yalnızlığın yoldaşı kan donduran zemheri
bir kanlı pusu atar yeni yetme düşlere
zeval kokusu sarar bu mevsimde her yeri
döşeği kar güllerin, yorganı derin uyku
buzdan ziynetler gibi bahçelerde salınır
beyaz birkaç damla kan sızar yanaklarından
feryadından bülbülün mâtemler palazlanır
bu dünyanın rıhtımı bu mevsimde gizlidir
gövdeler demir alır usul usul limandan
kar değildir bu yağan sonsuzluğa bir davet
hudutsuz ufuklarla birleşen âsumandan.
Mehmet Osmanoğlu
Kayıt Tarihi : 13.10.2026 21:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Kış mevsiminin düşündürdükleri.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!