Kimsesiz Gariban Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3367

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Kimsesiz Gariban

Aldanma sırdaşım, o parlayan çehreye,
O şen simaların, gerisi hep zindandır,
İçten içe kanar, şu yaralı sineler,
Şu taşkın beldenin, en karanlık ucunda,
Kimsesiz kıvranan, garip bedenler saklı.
*
Mavi gök kararıp, inciler saçıldıkça,
İzmir yollarını, tıkadı tüm araçlar,
Babaların benzi, sararmıştır tasadan,
Emekçi yorulur, keselerse tam takır,
Bakkallar, terziler, alacaksız kalmıştır,
Meydan kenarları, gelen giden ızsızdır,
Kanma asla dostum, o pırıl pırıl ömre.
*
Şiddetli poyrazlar, hep üşütür canları,
Goncanın iğnesi, o gövdeyi aşıyor,
Teller feryat eder, sazın zor mızrabında,
Ozan tükenmiştir, çektiği o kahırda,
Kanma ey yoldaşım, o dalların süsüne,
Hazan vurduğunda, tamamen yok olacak.
*
O yalancı pırıltı, çeliyor zihnini,
Sahte tebessümlerin, ardına gizlenmiş,
Feryat eden canlar, ince ince sızlanır,
İşlek caddelerin, en ücra köşesinde,
Çaresiz başına, tutunan canlar durur.
*
Kara gökyüzünden, damlalar süzülmekte,
Ankara asfaltı, düğüm düğüm taşıttır,
Emektarların benzi, tasadan solmuştur,
Amele yiğitlerin, kesesi deliktir,
Dükkan sahibinin, kasası tam takırdır,
Geçit kenarlarında, kimseler dikilmez,
İnanma, görünen o şaşaalı çağa.
*
Şiddetli lodoslar, bedenleri titretir,
Tomurcuk iğnesi, sızlatarak geçiyor,
Eski kasetler, sızlanır melodilerde,
Zavallı aşık, batmış derin elemlere,
Kanma ey arkadaş, o yeşeren dallara,
Güz mevsimi geldiğinde, yok olacaktır.
*
Sakın ola aldanma, o parlayan süse,
Şu neşeli tavırlar, elbette maskedir,
İçten içe kanıyor, umudun damarı,
Uğultulu kentin, o saklı avlusunda,
Bırakılmış insan, tükenip gitmektedir.
*
Gökyüzü yaşın saçarken, ıslanır yollar,
Bursa yolunda, ulaşım arapsaçıdır,
Zavallı ataların, çehresi göçüktür,
Çalışan ırgatlar, bütünüyle züğürttür,
Eti kesen tüccar, umutsuzca duruyor,
Alış veriş eden, kimse kalmamış handa,
Sakın inanma, o parlayan manzaraya.
*
Ayaz fırtınalar, canları donduruyor,
Yeşil çıbanları, bedeninden iridir,
Eski teyipler, ince ince sızlanıyor,
Kalem erbabının, yüreği alev alev,
Kanma can yoldaşım, o tomurcuk rengine,
Hazan vurduğunda, onlar yere düşecek.
*
Sakın ola kanma, o canım işvelere,
Şen tebessümlerin, gerisi zehir dolu,
Gizliden gizliye, yosun tutup sızlanır,
Uğultulu kentin, o tenha mekanında,
Kimsesiz gariban, ömürleri tüketir.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 15.2.2026 13:07:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!