Kendi Boşluğuna Şiiri - Ali İhsan Kaya 2

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Ali İhsan Kaya 2
148

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Kendi Boşluğuna

"Yükü ağır gelen bir öyküyü roman
yapmaya gerek yok;
bırakın, her hikâye kendi yatağına
aksın."

Bırak yaralı kalsın
tam yüreğinden;
açmasın bir daha çiçek
solgun bahçesinde.

Bırak sessizlik büyüsün,
çekilsin el ayak...
Bırak kalkmasın
düştüğü yerden.
Havadan sudan değil;
derinden haber versinler,
bir de "dönmedi gittiği yerden"
desinler.

Yıkasın geride kalan izleri;
bırak yağmur boşalsın gökyüzünden
kendi boşluğuna düşercesine,
ıslanalım sırılsıklam.

Bırak öykümüz kısa sürsün,
yükü ağır geliyor,
romana gerek yok.

Her hikâye akar elbet yatağına;
bırak denize kavuşsun dere
gözümden dökülen yaşıyla.

Bırak dinmesin acılar,
bırak geçmesin ağrılar;
bırak ki
derman bulsun umarsızlıklar.

Ali İhsan Kaya 2
Kayıt Tarihi : 7.11.2026 13:25:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Yağmur, pencerenin camına her vuruşunda içerideki o ağır sessizliği biraz daha büyütüyordu. Duvarın köşesinde, sandalyeden bile sayılmayacak kadar yalnız duran o eski eşya gibi öylece kalmıştı. Ne kalkmak için bir sebebi vardı ne de arkasına dönüp bakmak için bir umudu. ​Sırtını dayadığı soğuk duvar, sanki yüreğindeki o solgun bahçenin bir devamıydı; orada ne bir çiçek açıyor ne de mevsim değişiyordu. Dışarıda insanlar havadan sudan konuşuyor, bir zamanlar hayatına girenlerin arkasından sıradan cümleler kuruyordu. "Dönmedi gittiği yerden desinler," diye geçirdi içinden. Desinlerdi. Zaten geride ne bir iz ne de taranacak bir saç kalmıştı. ​Gökyüzü koca bir boşluğa bırakmıştı kendini; o da aldırmadı, yağmurun altında sırılsıklam olana kadar yürüdü. Öyküleri kısa sürmüştü, çünkü iki insan arasındaki o ince köprü taşınamayacak kadar ağırlaşmış, kocaman romanlara sığdırılamayacak bir hüzünle ortadan ikiye bölünmüştü. ​Şimdi gözünden süzülen yaş, toprağa kavuşmak için dağları aşan bir derenin denize varma telaşı gibiydi. Ne acılar dindi ne de içindeki ağrılar hafifledi. Ama biliyordu ki; insan ancak her şeyi serbest bıraktığı, hayat inceldiği yerden koptuğu an, en derin yaralarından derman bulmayı öğrenirdi.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!