Elli dört yılıdır, beş mayıs gece,
Haneye doğandır Lütfü Hocamız.
İlçesi Tercan’dır, Köyü Küllüce.
Dünyaya revandır Lütfü Hocamız.
İnsana sevdalı, yurduna meftun,
Tarihte ilk bilinen adı Işık Karyesi,
İkinci Mahmut’ladır sonraki hikâyesi.
Mahmudiye’m bozkırda yol boyu bir ilçedir,
Dirlik düzenle yaşar insanları nicedir.
Çal Tepesinden doğar, Kırkkız’dan batar güneş,
Serçenin karşısında Cönger tepesidir eş.
İnsana hizmeti gaye edinmiş,
Acıya umudu ekler hemşire.
Bütün bir ömürdür cana adanmış,
Şefkati mesleğe yükler hemşire.
Ebedir bebeğe, ilk cana değer.
Hüzün bir kördüğümdür,
Yutkundukça berkinen.
Hücrelere yürüyen,
Canı mecalsiz,
Gözü fersiz bırakan,
Bir buhrandır tüm benliği bürüyen.
Namıdır ‘Şiir Baba’.
Başkanıma merhaba.
Bir ömrünü adaba,
Bezer İbrahim Sağır.
Yumuşak huylu, ağır.
Belki seni son görüşüm.
Alınma gülüm,
Ayrılırken konuşamam.
Divaneye dönmüşüm.
İlk bordromu aldım İLKSANI gördüm,
Bir sandığım olmuş benden habersiz.
Önce mutlu oldum hayaller kurdum,
Bir sandığa neler sığmaz dersiniz?
Mesajda diyordu başladı ikraz,
Babamın iş gelirdi elinden,
Pek de şikâyet etmezdi halinden.
Kurmuştu kendine göre bir düzen.
Onarırdı yıkılan duvarları bazen.
Ben de yardım eder harç verirdim,
İşe yaradım diye sevinirdim.
Ellerinden değilse
Gülü verme, istemem.
Bahçesine gidelim,
Gülü derme istemem.
Sağlıklı olmak,
Her şeyin başı.
Neşeli kalmak,
Temizin işi.
Yemeği yerim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!