Günden güne azalıyor,
Artık sabrım kalmadı hiç.
Düzenbazlar mal çalıyor,
Bereketi kalmadı hiç.
Kılı kırka yaran eller
Yıllar mı çabuk geçti,ben mi yoruldum artık,
Ayaklarım tutmuyor, gözlerimde kara var.
Deli fişek gibiydim, şimdi duruldum artık,
Saçlarım beyazlamış şu kalbimde yara var.
Sabah ezanında düşsek yollara,
Uğrasak Bağdat’a,varsak Musul’a.
Yardım etsek darda kalan kullara,
Hedefi gösterse Altın Pusula! ..
Gök kubbe altına çadırı kursak,
Zile'de kaldığım son akşam üstü,
Kaleden esiyor serin bir rüzgâr.
Emmim, Dayım, Halam hepisi küstü,
Hayalimde kaldı sevdiğim yıllar.
Kaleboğazı'nda yağmurlar yağar,
Şu Zile'nin Kalesinden
Ulu Cami Selasından
Deveci Dağ Yaylasından,
Dostlara Selamlar Olsun!..
Zile dedikleri sakin bir şehir
*Altından akıyor koca bir nehir
Tren istasyonda verecek tehir,
Sıla'dan Zile'ye selamım olsun.
Gel Ey benim baharım nerde kaldın sen yazım,
Şu gönül defterini kaç kez elimden attım.
Sana neler anlattı duvarda duran sazım,
Gece uykularımda kaç defa seni sattım.
Yazdığım şu kalemi kurşun gibi atarım
Kanadı kırılmış kuşlar gibiyim,
Alçaklardan uçmak zor gelir bana.
Hayata yeniden başlar gibiyim,
Yeniden başlamak zor gelir bana.
Bir silah patlar gece
Gündüze ferman düşer
Dünya bize dar olur!
Bir sala verilir yanık
Ocağa ateş düşer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!