Çakal sürüsünden emir alanlar,
Aslanı görünce delik arıyor.
Hain gömleğini tersten giyenler,
Düğmelemek için ilik arıyor.
Davası uğruna giden deliler
Yollar uzak adım kısa,
Akşam oldu, güne kaldık.
Ellerimiz birleşmeden,
Bugün geçti, düne kaldık.
Say dediler, uzunluğu
Sayamadık yine kaldık!
Neden,niçin,nasıl diyerek sorma
Gelmek istiyorsan bana öyle gel.
Yaptığın her işi hayıra yorma
Bilmek istiyorsan bana öyle gel.
Bir işi bağladım dibi kıl çıktı
Kerem, Aslı’sına nasıl yanarsa,
Ben de sana öyle yandım sevdiğim.
Mecnun, Leyla’sını nasıl anarsa,
Ben de seni öyle andım sevdiğim.
Kulağıma küpe oldu sözlerin
Al al olmuş yanakların,
Neden deme susta dinle!
Bal bal olmuş dudakların,
Neden deme susta dinle!
Yiğidimi kimler astı
Gideceğim dersin çok uzaklara
Gitme uzaklara sözümü dinle!
Düşeceksin sonra sen tuzaklara,
Düşme tuzaklara sözümü dinle!
Bir yalıda kaldım içi boyalı
Bülbülün yuvası dağın başıymış
Hastanın yediği zehir aşıymış
Aşıkın gördüğü yarin kaşıymış,
Ben yanarım,insan yanar,yüz yanar!
Dam başına çıkmış,yıldız sayıyor
Aslımı sorarsan Tokat İli’nden
Zile’ye de yolum düşüyor bazen
İnsanın çektiği kendi dilinden,
Gönlüme de hasret düşüyor bazen.
Güneşi beklerim doğacak diye
Vardım yaylasına koyun kuzular,
Göreceğim geldi yar seni seni!
Gün de üç yüz kere gönül arzular,
Göreceğim geldi yar seni seni!
Deveci Dağın da çiçek biçerim
Beddua ederdin yanasın diye,
Sen de benim gibi yan Karagözlüm!
Seni sevdiğimi sanasın diye,
Sen de sevdiğimi san Karagözlüm!
Hasretliğin pınarları akmasın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!