Karlı dağları aşarım
Yokuş aşağı koşarım
Yari görünce coşarım,
Demedim mi, demedim mi?
Buğdayı arpaya verdik
Meclise ozan geldi
Oyunu bozan geldi
Haberi yazan geldi,
Bunu biliyor musun?
Ardından yürüyorum
Kapına geldim
Selamı verdim
Günaydın, dedim!
BUYUR ETMEDİN!
Yakındın cana
Aşkın ile yanacağım,
Kucağına düştüm sana!
Sözlerine kanacağım,
Bugün yine küstüm sana!
Çileleri ben çekerim
Göze baktım gözü yaşlı
Deve baktım yedi başlı
Yüzüğüm var elmas taşlı,
Seni sordum bulamadım.
Erciyes’te karı gördüm
Diyorsun ki; Adam, bugün aç kalır
Sabah çaylarını içtimde geldim.
Yolları kapalı, nasıl gelecek?
Tahta köprülerden geçtim de geldim.
Buğday tanesine murat eyledim
Aradığın sevginin ateşinde yanarken,
Dört kitabın üstüne ben de yemin ederim!
Bir girdapta kaybolduk geleceği ararken,
Dört kitabın üstüne ben de yemin ederim!
“Dağları ben yarattım! ” diyerek geziyordun
Kuyularda Yusuf'uz
Ateşlerde İbrahim
Kerbela'da Hüseyin
Denizlerde Yunus'uz
Firavun'a Musa'yız.
Allah'ın izni ile;
Sarı saçlarını yasla koynuma,
Benimle birlikte gül bazı bazı!
Uzat kollarını dola boynuma,
Benimle birlikte gel bazı bazı!
Yandım ateşinle yandım közünle
Vatanın göklerinde dalgalansın bayrağım,
Biz bu bayrak uğruna kanlarımızı verdik!
Üç tarafı denizle çevrili bu toprağım,
Biz bu toprak uğruna canlarımızı verdik!
Hürriyet rüzgarıyla dalgalansın göklerde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!