Milyon yıl öncesinden gelen bir sızıdır bu,
Güneşin bal renginde donmuş, en eski uykusu.
Bir ağacın yarasıydı, akıp toprağa düştü,
Şimdi tenimde yanan, kor bir rüyaya dönüştü.
İçinde bir kanat çırpışı, bir küçük nefes saklı,
Sanki zaman bu taşın içinde, bizden daha haklı.
Hangi ormanın fısıltısı kaldı o dar kafeste?
Diri bir hüzün titrer, aldığın her nefeste.
Parmaklarımın arasında ısınan bu kadim sabır,
Ne bir mermer soğukluğu, ne de dilsiz bir kabir.
Toprağın derininde demlenmiş bir ışık seli,
Okşar gibi geçiyor ruhumdan, o tozlu yeli.
Kehribar bir kadehtir, içilen sade zaman,
Rengi güneşten çalıntı, tadı sanki bir duman.
Ben de senin kalbinde öylece kalsam keşke;
Donmuş bir kehribar gibi, bitmeyen o büyük aşka.
Sinan Bayram
Sinan BayramKayıt Tarihi : 17.1.2026 17:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!