Kasım Serencamı Şiiri - Mehmet Osmanoğlu

Mehmet Osmanoğlu
36

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Kasım Serencamı

pusludur asumanı kasım akşamlarının
usul usul bir rüzgâr hırpalarken bedeni
ölgün kokusu siner üstüne sonbaharın
hiçbir soğuk üşütmez yalnızlık kadar seni
çizgilenmiş yüzünden tebessüm el çekerken

titreyen kirpiklerin sislenir yavaş yavaş
düşen her bir yaprağın hüznüne sarmalanır
asr vaktini soluklar çehresi fanilerin
mazinin elemleri ayağına dolanır
özlemler bir sel olup bentlerini yıkarken

boşluğa kilitlenmiş anlamsız bakışların
vuslat umutlarına veda hazırlığında
bir adım ötesi sır, bir an sonrası meçhul
yüreğin git ve kal'ın yaman pazarlığında
gözlerinden kan rengi üç beş damla akarken

güllerin mirasına kasımpatılar konar
bu hazin saltanata dudak büker serçeler
yüzüne çarpıp düşer serinliği düşlerin
çoktan uykuya dalmış gezindiğin bahçeler
muttasıl yağan yağmur sokakları yıkarken

gecenin gölgesine siner üşüyen ruhun
dudakların kor gibi bir şarkı mırıldanır
fasl ı hazan buğusu kaplar sokaklarını
karanlık ve yalnızlık seni sesinden tanır
dokunduğun her bakış alev gibi yakarken

gözlerinin kapağı uykuyla kavgalıdır
uyusan rahat vermez hafakanlı rüyalar
zaman ki ellerinde çürüyen bir menekşe
akrebin devranına yetişemez hülyalar
saatler sonsuzluğu telaşla tırmalarken

yıldızlar kayar durur ötelerden içine
ıssızlığın içinde bir noktaya dalarsın
bir umut esintisi dolaşır eteğinde
kendini yanıp sönen bir şevkle oyalarsın
her çıngı göklerinde şimşek gibi çakarken

bu mevsim hep böyledir kaç yerinden yaralar
sarısı yaprakların ve bir ölü gül dalı
farket ki bu son devran, arkasında bahar yok
şimdi kalbin mevsimin sahibinde olmalı
soluğun iplik iplik kafesinden çıkarken

Mehmet Osmanoğlu
Kayıt Tarihi : 13.10.2026 21:17:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Sonbaharın hüznü.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!