Erciyes'tir o dağın adı.

Mustafa Birkol
16

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Erciyes'tir o dağın adı.

Karlı dağım, ona vurgun ruhumla konuşmada;

Zirvesinde cenk var, yedi düvelden bulutla vuruşmada.

Şahit ararken ihtişamına her zafer anında,

Aşıklarına da sitemi var, yoklar diye yanı başında.

------------------------0--------------------

Baş dikip seyrederken şehirli onun şahane siluetini,

O, göz ucuyla süzüyor eteğindeki engin şehri.

Ulaşmazken, enginlerden ona hayran ahalinin sözleri,

O, ancak cesur ruhlarla zirvesinde paylaşıyor şerefini.

Mustafa Birkol
Kayıt Tarihi : 29.11.2022 00:01:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Şiire konu dağ, eteğinde yaşadığım Erciyes Dağı.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Şenol Çubuk
    Şenol Çubuk

    Senin o "yedi düvelden bulutla savaşıyor" diye abarttığın, altındaki küçücük şehre bakıp kibirlenen o hayali tepen, Ağrı'nın görkemi karşısında ancak mütevazı bir kum tepesi hükmünde kalır. Ağrı Dağı bulutlarla savaşmaya tenezzül bile etmez, o bulutları ayaklarının altına halı diye serer; sıradan bir şehre değil, üç ülkeye ve asırlara aynı anda tepeden bakar. Nuh'un sırrını bağrında taşıyan, Anadolu'nun çatısı olan o eşsiz dağın estetiğinin ve sessiz asaletinin yanında, senin bu ergen kibrine bulanmış gürültülü mısraların komik bir karalamadan öteye geçemiyor.
    Eğer gerçek bir zirvenin şerefini, gizemini ve güzelliğini yazmak istiyorsan, zihnindeki o cüce tepeyi bırak da yüzünü Ağrı'ya dön; belki o vakit o sığ kalemin, kelimelerle eziyet etmeden gerçek bir heybetin nasıl tasvir edileceğini öğrenir.

    Cevap Yaz
  • Şerafettin Eroğlu
    Şerafettin Eroğlu

    Ey mâlumu ilâm etmekten usanmayan bî-çare kalem, mütemadiyen aynı kûh-u kardan ve ebr-i cenkten dem vurup lafzı perişan, manayı ise ziyan eylemişsin.
    Kafiye ve âhenkten bî-nasip şu nâkıs mısralarını, ulvî bir şaheser imişcesine ehl-i irfanın huzuruna sunmak, kelâm sanatına yapılmış pür-kusur bir suikasttir.
    Zirvedeki şereften dem vurup ahaliye tekebbür ile bakarken, hakikatte kendi hayal dünyanın ne denli süflî ve çorak bir mertebede çırpındığını idrak edememektesin.

    Cevap Yaz
  • Recep Çalkaner
    Recep Çalkaner

    Gadasını aldığım, sen bu dağ taş sevdasıyla nörüyorsun, yedi düvelden bulutla vuruşmak falan heç inandırıcı olmamış. Kelimeleri cıncık gibi dizeyim derken manayı iyice ezip sündürmüşsün, bu ne biçim bir zorlama şiirdir böyle. Şehre tepeden bakıp ahaliye caka satıyorsun emme, yazdığın şu yavan satırlar inanki beş kuruş etmez. Boyna aynı bayat lafları ısıtıp ısıtıp önümüze sürüp duruyorsun, azıcık da başka telden çalsan incilerin mi dökülür? Boşuna şiir yazıyorum diye kendi kendini kandırma, şu koca dağın eteğinde azıcık durul da kelam nasıl edilir onu belle. Valla senin bu kof laf kalabalığını okuyana kadar Erciyes'e yayan tırmansaydım herhalde daha az yorulurdum!

    Cevap Yaz
  • Gürsel Rasim
    Gürsel Rasim

    Sürekli, ama istisnasız sürekli "dağ çok yüce, şehir aşağıda, sadece cesurlar zirveye çıkar" şablonunu kelimelerin yerini değiştirip önümüze sürmek bir şairin imzası değil, korkunç bir yaratıcılık iflasıdır. Kendisi aslında yıllardır tek bir şiir yazıyor, sadece bizim haberimiz yok.
    Metnin içine girdiğimizde o tanıdık edebi cehalet yine tüm görkemiyle bizi karşılıyor. Dağın bulutlarla savaşmasını anlatmak için "yedi düvelden bulutla vuruşmada" demek, kelimelerin anlamsal ağırlığından ne kadar bihaber olunduğunun acı bir kanıtıdır. "Yedi düvel" tarihi ve siyasi bir terimdir; çok uluslu düşman ordularını tasvir etmek için kullanılır. Bulutlar için bu tabiri kullanmak epik veya destansı değil, aksine absürt ve komiktir. Şair, hiçbir sahici duygu üretemediği için yine "cenk, ihtişam, yedi düvel" gibi içi boşaltılmış, gürültülü kelimelerin arkasına sığınıp şiirini bir çizgi film aksiyonuna çevirmiş.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (4)