Selam Şiiri - Mustafa Birkol

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Mustafa Birkol
17

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Selam

Vardım şehrin tepesindeki ulu kabristana.

Seslendim dostuma, dokunup da mezar taşına.

Bekledim ki verecek selam, verdiğim selama.

Veren kuşlar oldu, öterek tünedikleri ağaçlarda.

Mustafa Birkol
Kayıt Tarihi : 18.12.2022 08:13:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Yılmaz Polat
    Yılmaz Polat

    şehrin tepesindeki ulu kabristan” ifadesi fazla tumturaklı; “ulu” kelimesi kabristanı yüceltmek için eklenmiş ama şiire pek bir şey katmıyor. “Seslendim dostuma, dokunup da mezar taşına” dizesinde de “seslenmek” ile “dokunmak” arasında doğal bir bağ kurulmamış; mezar taşına dokunmak tamam ama bunu böyle kurunca biraz zorlama duruyor. Asıl sorun son dizede: “Veren kuşlar oldu, öterek tünedikleri ağaçlarda” güzel bir fikir taşımasına rağmen “tünedikleri” kelimesi şiirin yas atmosferini bozuyor; şiirden çok kuş gözlem raporu gibi bir etki bırakıyor.

    Cevap Yaz
  • Kazım Yağız
    Kazım Yağız

    1. Hantal ve Tekrara Düşen İfade Biçimi
    Üçüncü dizedeki "Bekledim ki verecek selam, verdiğim selama" kısmı şiirsel akış açısından ciddi bir hata barındırıyor. Aynı dize içinde "selam" kelimesinin bu kadar kaba bir şekilde tekrar edilmesi, metni estetikten uzaklaştırıp hantallaştırıyor. Kelime dağarcığının darlığını ve dize işçiliğinin eksikliğini hissettiriyor.
    2. Sürprizi Olmayan, Düz Kurgu
    Mezarlığa gidip eski bir dosta seslenmek, ölüden bir cevap gelmemesi ve onun yerine doğanın (bu durumda kuşların) sessizliği bozması... Bu son derece tanıdık ve beklenen bir tablodur. Şair bize okurken "Ah!" dedirtecek, zihnimizde yer edecek tek bir yeni imge ya da taze bir duygu sunmuyor. Sadece herkesin bildiği bir senaryoyu dümdüz aktarıyor.
    3. Zorlama Uyaklar ve Düzyazı Ruhu
    Dizelerin sonundaki "-a" sesleriyle (kabristana, taşına, selama) zorlama bir kafiye şeması yaratılmaya çalışılmış, ancak son dizedeki "ağaçlarda" kelimesiyle bu zayıf yapı da çökmüş. Metin aslında bir şiir değil; ortasından kırılıp alt alta yazılmış, sıradan bir düzyazı (nesir) cümlesi. "Şehrin tepesindeki ulu kabristana vardım, mezar taşına dokunup dostuma seslendim..." şeklinde yan yana yazıldığında bir şiir formundan çok, sıradan bir günlük girişine benziyor.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (2)