Sarılmışım ben kil ile yıkanmış kundağa,
Doldurulmuşum ağıtımsı ninnilerle bardağa,
Nasırlı ellerle tırmanarak çıkmışım hayat yokuşunu,
Mahzun gözlerle çok bakmışım yamalı yatağa,
Düşe kalka büyümüşüm göz ağrılarıyla,
Çok kıvranmışım karın sancılarıyla.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta