Kara kışlar tutmuş yüreğim de üşüyen kar taneleri...
En derin, en hoyrat, en yanık ağıtlarla uğurluyorum seni...
Hangi vedaya kalksa yanıyor elim...
Hangi hoşçakal'a yeltensem sana çarpıyor...
Unutulmuş şarkıların uğultuları kulaklarımda, sesim de soğuk ninniler
Avuturum beni, uyuturum beni, kandırırım beni...
Hani belki bir ihtimal sevmiştir derim...
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın



