Gökyüzüne bakarken
aklıma yine sen düşüyorsun;
mavinin bir yanı aydınlık,
bir yanı senden kalma karanlık.
Rüzgâr yüzüme çarpınca
Gün doğmadan yola düştüm Gülhane’nin gölgesinden,
Süzülüyordu sabah, tarihin sessiz nefesinden.
Serinlik indi usulca Ayasofya’nın taş kubbesine,
Kalbim, ilk ezanla eğildi; secdenin derin sesine.
Sultanahmet’te yürürken, her adımda tarih uyanır,
Ben o gülü soldurmak istemem,
Hep güzelce çiçek açsın isterim.
Kimi zaman arada kalır, kimi zaman susar,
Ama bilirim; bir gün can suyuna ihtiyaç olur.
Ansızın bir bulut gelir,
I.
Gümüş bir mühür gibi basıldın geceye; kaskatı, vakur ve dilsiz,
Sen ey Dolunay! Bakışın mermerin iliklerine sızan o derin dehliz.
Zamanın paslı dişlilerini durduran o dikey, o mağrur beyazlık;
Ruhun en tenha sokağında yankılanan o mukaddes yalnızlık.
Sana bakmak; bir uçurumun kıyısında, dünyanın bütün gürültüsünü
Ağaçlar bakıyor gök hâleye,
Yağmurun iç sesi süzülür geceye.
Dolunay, suskun bir misafir gibi,
İçimi okşar, yalnızlığa sıcak bir perde.
I.
Hududun öte yakasında, zamanın hükmünü yitirdiği o kör noktadayım.
Arkamda, kapıları yüzüme mühürlenmiş o "yasaklı coğrafya" flulaşıyor.
Burası; senin o mağrur sınırlarının bittiği,
Benim ise "hiçliğimin" başladığı, mayın döşeli o tampon bölge.
Gümrük kapıları sürgülü, tel örgüler jiletli...
Insan nisyan ile maluldür derler, ne efsunkâr bir yalan
ben o yarım kalan cümleyi, o dilsiz cehennemi
çoktan sildim sanıyordum.
kendimi dipsiz uykusuzluklara, sağır masalara,
kâğıt kesiklerine vurarak
unutuşun o paslı şerbetinden içtim, nihayet bitti diyordum.
I
Yâ Rab kerem et, feyz-i tecellîni ayân et,
Zulmet dökülüp, kalb-i perîşânı emân et.
Mahrûm-u cemâl eyleme, lutfunla mekân et,
Her zerrede bir nûr-u bekā şevk-i dehân et.
II
Gönlümde doğdu nur, adı Hakk’ın nefesi,
Her hece zikre döner, her anı bir tecellîsi.
Benlik silinip gitti, yoklukta açtı varlık,
Fena perdesi açıldı, baki kaldı kudreti.
Kalbim bir meydan oldu, aşkınla titrer hâlâ,
Gecenin secdesindeyim, nura döndü her hece,
Kalbim aşkın harmanında savrulurum tek yüce.
Bir hayâldir her görüntü, ne izim var ne biçim,
Benlik tende eridi, doğdu içte derinim.
Rüzgâr eder zikrini, her esişte “Hu” çalar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!