O dua, tövbe ettiğim ilk gecede doğdu.
Kelimeler dizime düştü birer birer.
Gözyaşım kıbleye döndü,
kalbim ilk defa yüzünü yıkadı.
Ve tam o anda —
bir ışık geçti içimden,
Küllerinden doğar bir şehir, sessiz ve vakur,
Her sokağında bir dua, her taşında bir huzur.
Bir çocuk bakar göğe, gözlerinde “sabır” durur,
Ve gökler şahittir: Zulüm geçer, iman kalır, gurur.
Bir annenin elleriyle başlar dirilişin sesi,
Şu gökleri delen sarayların gölgesi, usulca kana bulanmış,
Hakkı gasp edilen dilsiz masumların, koca ahı arşa uzanmış.
Liyakat paslı bir demir gibi atılmış, şehrin kör kuyularına,
Kibir yaldızlı bir kaftan olup giydirilmiş, fani boyunlarına.
Gece zifiriye çalınca kopar kıyamet; ecel bir cellat gibi iner,
Sen kendini,
Benim gözümden bir an olsun göremedin,
Mazursun.
Ben seni kalbime sığdıramadım,
Rabbime anlattım, mazursun.
Dün yine karşıma çıktın bir sokağın ortasında,
Gözlerimi kaçırdım, telaşla başımı öne eğdim.
Baksam, o dinmeyen hasretim sokağa taşacak,
Baksam, oracıkta yıkılıp kalacaktım.
Görmesem, sol yanımda amansız bir kış kıyamet,
Görünce aklım, fikrim, yüreğim darmadağın...
ben bütün ezberimi o vestiyerde bıraktım leyla.
hangi sokak denize çıkar,
hangi vapur lodosu yer
unuttum.
1.
Varlığın ufkumuzda sönmez bir saltanattır,
Seninle aynı mekân, rûha bir binâ-yı devlettir.
2.
Sükûtun dahi bir dildir, o sessiz tavrın dâvettir,
Bu mağrûr duruşun bize, en büyük kuvvet-i kudrettir.
"Çağrıldığın yere git" demiştin, sesinde usulca kabullenilmiş bir veda ile.
Ah Leyla... Sen o mukaddes nidâyı, şu fani sokağın ucuz hevesleri mi sandın?
Bütün cihanın vaatleri, bütün dünyanın yolları ayak uçlarıma serilse;
Benim gözüm senden gayrısına a'mâ, kulağım cümle cihana sağırdır.
Göğsümü aydınlatan tek bir Dolunay varken, sahte ışıklara döner miyim yüzümü?
Bir vuslatın kıyısında değil miyiz şimdi,
Ne tam yakın, ne de uzak düşmüş kalbimiz.
Sen kendine yürürken sabırla,
Ben seni, sen olduğun gibi beklemekteyim.
Heybemi şafakla doldurdum, bahtıma zifiri sürdüler,
Dağları sırtlandım da, göğsümü bir çakıl taşıyla ezdiler.
Hangi çorak toprağa can versem, filizimi kökünden söktüler,
Emeğin bedeli ağu imiş, bana altın kadehte içirdiler.
Lokman olup şifa sunduğum elleri, merhametinden kestiler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!