Ah şu karanlık gece
Yorgan altına sokar herşeyi
Kapalı kutu mübarek...
İçine almış kilitlemiş;
Köpeklerin dalaşmasını,
Gariplerin sessizce
Yıldızlara karşı ağlaşmasını.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Ne kadar güzel olacakmış, ne kadar aceleye gelmiş!
İlk yedi dizenin şiir diline bakın.
Ve son yedi dizenin onları nasıl öldürdüğüne.
'Rujlu dudakların rujunun' söylemi örneğin. Dizenin sonundaki rujunun sözcüğü kalksa bırakınız şiirden bir şey eksiltmeyi aksine güçlendirecek onu. Hem ifade bozukluğunu ortadan kaldırması, hem de şiirsel bir büyü katması açısından. Bulaşan sadece ruj değil, ruj ve dudak olacak çünkü.
Ve final.
Final ne söylüyor?
İlk dizelerle bağdaşan bir şey mi?
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta