Evin karanlık en karanlık köşesinde çürümeye terkedilmiş bir çicek gibi yüreğim.
Öylesine yalnız, öylesine sevgisiz.
Varlığı ile yokluğu arasında hiç bir fark olmayan. Hatta nereye koyarsan koy fazlalık gibi duran.
Ortadan kaybolsam merak konusu bile olmayan.
İnsanoğlu işte mutlu anları nadiren, kötü anları ise heran hatırlar.
Hafıza denen şey öyle lanet birşey ki en büyük işkenceyi o yapıyor.
Sus diye bagırdıkca gözümün önüne seriyor herşeyi.
İşte sen busun der gibi darbeleriyle kanatıyor kabuk bağlayan yaralarımı.
Keşke gün sonunda sıfırlanmanın bir yolu olsa. Ama yok demi.
Bizim kurtuluşumuz olan şeyler imkansız olmak zorunda.
Siyahıma beyaz olacağını sanmıştım oysa sen içimdeki umut ışığını da çaldın.
Karanlık dünyamı aydınlığa çıkaracağına inanmıştım. Asıl karanlığa terk eden sen oldun. O güzel gözlerindeki bakışların sevgi olduğuna o kadar emindim ki ama nerden bilebilirdim hiç sevilmediğini, sevmenin ne olduğunu bilmediğini.
Yanlış bir kalbin esiri olduğumun farkına vardım varmasına ama artık çok geç.
Payıma yine yalnızlık ve acı düştü.
Şaşırmadım aslında bu kadar mutluluk bile fazlaydı.
Sayende yine başladıgım noktadayım çıkmaz bir sokakta yapa yalnızım.
Sana yapılanları hazmedemesen de için yanıp,kavrulsa da sen kalp kıramıyorsun.
Çünkü biliyorsun nasıl can yaktığını.
Belki izi yok kalbinde ama bir acısı var ki hemde en derinde.
Ne seni öldürüyor ne de yaşatıyor.
En büyük hırsızlık nedir biliyor musun?
Birinin umutlarını çalmak. Yapmayın.
İstediğim biraz huzur, mutluluktu,
Onuda çok görür bu insanoğlu.
Bir tek sana inanmıştım, inanmakla kalmışım.
Yutkunamadığım sözleri susarak kabullendim.
Kırıp döktün, ziyan oluşumu izledim.
Sorma derdimi yaran yarama denk değil.
Bu yüzden anlatsamda anlamazsın.
O ıssız, karanlık geceleri bir başıma sabah ettim.
Attığım çığlıkların sesini bir ben duydum.
Kanlar içinde kaldı da yüreğim yine de sustum.
Konuşmak isterken susmak zorunda kalmak ne kadar acı bilir misin?
Kazan karası,gönül yarası
Hiç dinmiyor şu yüreğimin sızısı
Yar beni terketti.
Memleketimi bana gurbet eyledi.
Senin yokluğun da deli divane olup düştüm yollara.
Avare gönlüm bi çare arar yarama.
Eladır gözleri, karadır kaşları.
Bitmiyor yarimin kaprisi,nazları.
Ankaranın yokuşları, soğuktur havası, çekilmez oldu ayazı.
Bir sarılsan ne dert kalır nede sızı.
Bir sabah uyandım, çoktan gitmiştin.
Yatağımda hayalin.
Öylece boşluğa baktım, yaş olup gözümden aktın.
Niye sevdin, madem yarım bırakacaktın.
Beni bir elvedaya sığdırdın.
Durup biraz düşünmeliydim.
Aldım elime tartıyı koydum önüme bütün yaşanmışlıkları.
Bir yanda verdiklerim bir yanda ise aldıklarım.
Baktım ki ağır basıyor verdiklerim. meğer ben hiç birşey almadan yaşamışım.
Gerçi ben karşılık da beklemedim ama üzülüyor insan keşke sevdiğim kadar olmasada biraz sevilseydim.
Biriside beni kaybetmekten korksaydı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!