Bir bir döküküyor dalından sararmış yapraklar.
Tıpkı solup giden gençliğim gibi.
Aslında bahaneydi sonbahar yaprak sıkılmıştı, vaktiydi ayrılığın.
Bir bir döküküyor dalından sararmış yapraklar.
Tıpkı solup giden gençliğim gibi.
Aslında bahaneydi sonbahar yaprak sıkılmıştı, vaktiydi ayrılığın.
Bir bir döküküyor dalından sararmış yapraklar.
Tıpkı solup giden gençliğim gibi.
Aslında bahaneydi sonbahar yaprak sıkılmıştı, vaktiydi ayrılığın.
Kavuşmak bir hayal de olsa
Hayalimde sen varsın ya uzaktan da severim.
Sana gel diyemem
Hapsolmuş bir kafeste bedenin.
Söylesene zincirlerinde kurtulabilir misin
Aşılmaz denilen yolları aştım.
Kadere bile kafa tuttum senin için.
Geldim gelmesine de kapı duvar kaldım öylece.
Verdiğin sözleri tutamayacağını bilseydim.
Bu kadar bağlanmazdım.
Şimdi muhtaçken her zerrene beni böyle görmezden gelmen.
Canın olacak insanı el yerine koyarsın.
Ellerden vefa beklersin.
Sonra neden gözlerim buğulu bakıyor.
Sen, sana koşmak isteyene kapılarını kapattın.
Oysa aralık bıraksaydın içeri sevgi sızardı.
Sen kendi kendini hapsettin o sessizliğe.
En çok ne isterdin deseler.
Senin geleceğini yazmayı isterdim.
Gökkuşağı kadar renkli bir hayat ve önüne serilen papatya bahçeleri.
Anlatsan da anlamazlar.
Kimse kimsenin derdini yük etmez yüreğine.
Hem anlasalar ne değişecek daha sen anlamıyorsun ki kendini.
Sahi kaç kere dürüst oldun kendine.
Yüreğinden geçenleri konuştun mu hiç?
Aglamak isterken gülmeye çalışmaların
Öyle suskun ki yüreğim sanki susmaya mahkum edildim.
Aslında çığlık çığlıga içim ve her gece birileri ölüyor içimde.
Bir görsen solyanım yara bere içinde
Her yeri yamalı.
Ben kapattıkça yaralarımı daha da derine vurdular neşteri.
Bilmiyorsun solyanım mezarlık gibi içimde ölen ölene.
Kolay mı sanıyorsun.
Aklımı kaybettiren acıyı içinden atmak.
Bir bilsen ne zor ağlarken gülmeye çalışmak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!