denizdir çingene acılarımın senden gelmişliği
soğuk bir yola çıkma düşüyle yağmura yakalanık
göğün pelerini gibi bulutlar savrulurken kapanmışlığında
gözlerimden dökülen inci çiçeklenişinin deli poyraz
kar dolu bir kuyuda hapisliğimdir bu alem
cayır cayır yanıyorum içinde dört nala kısır döngülerin
uzaklara yaktığım bir ateş sızısı
duyduk duymadık demeyin gönül bu
beyazların sevdaya düşmüş can alıcı karası
dağ oluklarına küskün serinlik şirinliğidir ayrılığın
ölümün en güzel işçiliğidir ayrılık
işsizlik günlerimin en güzel çiçeği sen ölüm çiçeği
seni hiç mi hiç dinlemedim
yol sonu bakışlı sıkıntı
hep kendimi dinledim inançlarıma uzak
ezdim kendimi yollarım dolambaçlı
tüm dünleri unutturacak bu sen misin
hazin gül kokuşuyla
Ölümden İzinsiz
uzaklığın büyür mü benimle?
benliğim uzaklaşır mı kendimden
senleştiğim gibi aklımı aldı da
ömür dağlarındaki hırçın atmacalar
korkularıma sarılmak istemiyorum
alçakgönüllü olmalı öleceksem ölüm
toprağın harami dokusunda çıkmayacak sesim
ama yollar her zaman tozacak
kumruların suya inişi malum
seni nasıl sevdiğimi
eskimemiş taşlara bakarken:
kaldırımlar numarasız sinema koltuğu
trenler uzaklara iddialı sesleriyle ninni
yıldızlar yüzüme öyle oyun arkadaşı
uyku öncesi sokağın tozuna son heyecan...
canı yanar suyun
sıkıcı yazlar çocuklaşır
o an
hangi düğümü çözmeye kalkışsam
kirlenmiş mutsuzluğum
suyu yüzüme çarptığım
odamın duvarında seni beklemek asılı
en son yüz ifademdir seni beklemek
hoş geldinlerine muhtacım yaban gülüm
yalansızım
yakın ağrım
uzak tınım
Anlaşılamaz bir coşkuda
Açıldı rüzgarın iyimserliğine
Kitabın arka kapağından kaldırmadan başını
Gülüşünü fikrinin inceliğine bağladı
Bu dedi bu
Tarihe baktığımda oluyor böyle
Nüans
sesini duyuramamak
keşkelerle onulmaz bu kent
yalnızlığı kuşanmaktır kahraman
sabah soğuklarında güneşi aramak




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.