yağmur sızlar uzak ve mor bir kaçışta
hayat gibi akmaz su
yaklaşan ince bir yalnızlıktır
kahrı yolları bitirememekten
tek isyanı ölüm olmamalı soruların...
bozulmuştur gri
kahramanlık yetinmez bu savaşla
bacalar göğün hıncına müsait
düzensiz aralıklarda siyah noktalar
kuşlarda yuvasızlık hali acımsı
buruk tadlar bırakarak içimde
Browning
kaşmir bir ceketin vardı damalı
sana kaçtığım zaman üstünde hep o olurdu
saçların soğuğu severdi bakımsızdı sokaklar
sigaranla öpüşürdün sigaran gülerdi toyluğuma
bu bir çıldırma öyküsü
hüzün odalı imkansız bir mut
sakladım iç burukluğumu oh
ilk defa böyle artistçe ağladım
engininde burnunun altındaki yaranın
ağzım yüzüm gözüm burnum salya sümük
sana seslendiğim an evren oluyorum biçim biçim kucaklamak
dert ki can düşmanı ulaşmasız hayat unutmam onu
tesadüftü herşey sevmek dışında
sen ben ve evren misafir oyuncu ölüm
gözlerimi çevirdiğim yerde düşüncelerin yanıyor usul usul
parmaklarımda gezinen kanadı kırık güvercindir
kitaplarım aklıma küs
içtiğim su yüreğime kırgın
bir çiçek dalında bir böcek
senden başka ne varsa unuttum
her şey de beni unutsun...
tutarsızdır aşk
imkansızlığın biçimlenişi
hüznün poetikası
ve masaya yatırılışı acıların
ufuklar açan ayrılığa
ben kaybetmeye değmem
her akşamın sabahı vardır
benim yok
bazen sert rüzgarlar esse de
bahar sofrasında merhametimin
iki dirhem bir çekirdek parıldar gözlerim
kahır ekseriyetinde süzme bakıştın
silme alemim
lanet okumak emekli dönemini aştı dilimde
küfrün bini bir para
ölçüsüz sapkın
umutsuzluğu gidişinden
dışımda kalmak istersin
bilmezsin içimden nasıl taştığını
seni taşıran benim böyle yüreğimden
kan köpüklü sular gibi
içime sığmayan yanlarınla yaşarsın alemde
illegal tanrıçam




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.