artık gecikmiş bir denizim gülüşünde gülüm
umut dedim sert kayalıklarında bakışlarının
kimsesiz martı çığlığı yalnızlığı gibi daldım sonsuz bir uykuya
yanar şehirler sen sararmış ama berrak
nasıl olursa olsunlarda bitirdim çöl serabı kovalamacasını sorararak nedensizliğimi dalga köpük
toprağı unutmuşum yüzün suyu hürmetine
kendimin dışında bir evim
o benim bitişimin eksiksiz hayali
uzaklardaki en yakın hayalimdir sevgi
çözümsüzlük iç yarası
düğümlü sahne
hayat oyununda
bozulmuştur gri
kahramanlık yetinmez bu savaşla
bacalar göğün hıncına müsait
düzensiz aralıklarda siyah noktalar
kuşlarda yuvasızlık hali acımsı
buruk tadlar bırakarak içimde
uyuyor sabah
ve ilk defa yaprakların bekleyişini izledim
dışarısı yağmuru beklerken ölmek istemiyorum
saygılıyım bu defa seslere...
kanımda simsiyah bir çamura saplı
ortaçağ karanlığı akar nehirler sen yol önümüzde
krallar ihanete odaklı
iktidar hırsı
poyraz mı attığın tokat zamana
lodos mu bilmem dalga dalga gözlerimde
anımsayışın hırçın kabalığı bu zorbalık
yenilgiyi tat sen de herşeyi tattığın gibi
hızlandı bulutlar bulutlar ne hızlı
düşünmek ayrı bir iş ayrı bir meşgale seni
mayıs kırları saçlarında pastoral bir mırıldanış
martılar kadar avareyim körebe
hayat köşe kapmacasında tutulmuş tüm köşeler
sen oradan oraya savrulan ay tutulması hicransız sanrı
ben yerinde sayan güneş tutulması köşye kısılmış bir akdenizli
çukurova yanığı akşamlarda elgin yıkardık güle oynaya yüzlerimizi
başlamaya başlar
güneşle odanın kavgası
eşyalar yalnızlığına dost
sanaysa
zamanla ömrünü paylaşmaktır düşen
yüreğin senden daha uzun yaşar
anı kırıkları batarken böğrüne gecelerin
sayıkladığımız anların yorgunluğuyla düşecek
son yaprağı ömrümüzün...
çaresiz ayrılacağız birgün tatlı bir kahverengide...
zayıflayacak su
saklı bir ömürdüm senlikte
ilan edilmiş ölümüm şimdi
ben hep senlikte sensizdim
kendimdeki senleyim benlikte




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.