güneşi birazdan düşürecek gibi
göğüs cebinize koyup gittiniz
derbederin tekidir
birazdan düşürür görürsün bak
diyecektiniz
benim adaletli efendim
gideni başkası sanarak
söz etseydiniz bana kendinizden
tenha kır kahvesine çıksaydı yolunuz
gözlerimden okusaydınız acımı
teselliye muhtaç bir yabancı olarak
fark etseydiniz beni aniden
bilim insanıydınız biliyordunuz
ışık yoksa renkler de yok
nasıl oldu benim erdemli efendim
dağları yeşil yapan neydi unuttunuz
durdurdunuz leoparların dansını
karacaların ruhunu çaldınız neden
denizi uzaklara serecek gibi
dalga dalga katlayıp gittiniz
ermişim evliyam Hızırım
yürü gel diyecektiniz
benim merhametli efendim
kalanı başkası sanarak
söz etseydiniz bana eski günlerimizden
kutsal Mısıra çıksaydı yolunuz
bağışınızı bekleyen Züleyha değil
kadim mine olarak nakış defterinize
işleseydiniz beni yeniden
siz kraldınız
efendiler efendisi
kandırılması kolay bir çocuk gibi
elinden tutup götürmemeliydiniz güneşi
Kayıt Tarihi : 21.07.2006 18:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Hangi Tanrıça en güzel dağın en yüksekteki kayalıklarına dikilmiş fısıldıyor bu şiiri.
Tanrıçanın bulunduğu dağda hiç bir dinleyen insan olmasa da Tanrıça vadilere okuyacaktır bu şiiri.
TÜM YORUMLAR (7)