Yalnızlık çökünce
Bir şeylerin eksildiğini fark edersin, kendinde
Zaman, zamanından koparmış
Sevda hüzne batarmış
Yalnızlık çökünce
Bir yama daha ekledim, gecelerimde ki yıldıza
Çekip aldım düşlerimi, gömdüm içimde ki yalnıza
Canımı acıtsa da, kızamıyorum atlas çuvaldıza
Yamalı düşler kuruyorum, delinmiş bulutlara
Müsavi saydım karanlığıma, resmimde ki gülüşlerimi
Yanık kokusu geliyor, yakın bir yerlerden
Mutfak yangını mı, alev telaşı mı?
Yanık kokusu geliyor, çok derinlerden
Asit yağmuru mu yoksa yürek yangını mı?
Köz misali oturmuşken ateş içime
Ürperten bir soğuk yayıldı; Karadeniz'den
Bekleniyordu sanki, öncesinde derinden
Çivisi çıktı dünyanın, Ukrayna denen yerinden
Savaşın Dünya Üçlemesini yaşatıyor, Ukrayna
Sarı, mavi renkli bayraklar sallıyor, Ukrayna
Kimsin sen
Bir sabah kalktığımda
Kalbimi yerinden alan
Kimsin sen
Bana sormadan kalbimi çaldığın
Türkçe'miz akıcıdır
Sahip çıkalım dilimize
Ne verdi; yabancı hayranlığı
Beş parmaklı elimize
Vazgeçmek elzem oldu
Penceremin camları yine içten buharlı
Kulaklarımda hafif bir uğultu
Tüylerim ayakta, soğuksu
Evet, yağmur yağıyor
Yine canlandı eski hatıralar
Yağmurda güzel olur
Seyretmek gökkuşağını
Koyun sürüsünün sayasına dönüşünü
Ve kepenekli çobanı
Güzel olur yağmuru seyretmek
Avcı gümesin den
Yalan, şeytandan bir şapka
Oyunları birbirinden başka
Durmaya mecali yok, zamanın
Yürümeye devam et, ilahi aşka
Yalan, şeytanın bir baş tacı
Eğri, kıvrık düzendir, kuyruklu yalanlar
Baston yuttu, doğruldu zehirli yılanlar
Ağzını bağladı gerçeğin, yalandan kalanlar
Gerçekler ayrıldı gerçekten, varken yalanlar
Yıkıp geçti aşkları yalan, hayaller kurarken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!