İliklere kadar işliyor
Uludağ'ın soğuğu
Evlerin saçaklarından sarkıyor
Buzdan çiviler
Donmuş hava kristalleriyle istila
Bursa
Çapraz sorgular başladı
Gecenin bir yarısı
Suçlamalar haşladı
Bir yandan karın ağrısı
Krimonolojiden yeni getirdiler
Umutları yüklenip geldik; bu koca şehre
Arsızlık edip, oturuverdik orta göbeğine
Kimleri taşıdı; bizi de taşır dedik belleğine
Taşımadı işte; peki suç İstanbul'un mu
Kader birliği yaptık; sırrımızı açtık
Başıboş yaratılmadı; insandan bu sürü
Hazırlasa da medyum, ölümsüzlüğe kürü
Yaratandan dile, inancın varsa gayri
Vur yürek asanı denize, sende su da yürü
Su gibisin, amma
Kana kana içemiyorum
Senden de vazgeçemiyorum
Geçmiyor boğazımdan aşkın
Sel oluyor dilimde bu taşkın
Mavi çalınmış göğe, derinliği kapkara
Gezegenler avize misali, dizilmişler katara
Dünya görsel tablo, kıtalar dantelden oya
Bilimsel bir sır ekoloji, denizler sulu boya
Çivilenmiş dağlar, sökülmez asla yerinden
Sürgün gemiler yanaştı hep, bu limana
İstemese de ıssız kıyıları
Kürek çekerken tayfalar, sessiz adaya
Dalmak üzereydiler, belalı sevdaya
Ölüm hissi verirken, adanın mistik kokusu
Yılların ağırlığı yüklenmiş omuzlarıma
Dert, sıkıntılarını akıtıyor gizlice sızıntılarıma
Rulo misali katlanmış hayat, atılmış yakınlarıma
Soğuk duvarlara astım, kahrımdan son mektubu
Demir parmaklıklar arkasından çıkıyorum son kez
Mazide derin izler bıraktı
Hayatın kırbacı
Ressamın tuale vurduğu
Fırça darbeleriyle renklendi bazen
Kırbacın ucunda ıslık çalarken ölüm
Teslim oldu onu tutan ilahi ele




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!