İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Bin yıl bile aşındırsa adımlar bu meydanı
onlardan dökülmüş kanı silemezler buradan.

Ve donuklaştırılamaz düştüğünüz an
binlerce ses bu sessizliğe teğet geçse de.
Yağmur boğabilir belki alanın taşlarını,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Senin aksine
kıskanç değilim ben.

Bir adamla gel
sırtında,
yüz adamla gel saçında,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yalnız yürüyemez kimse
her zaman karanlıkta burası
uydulardan
titreşen ışıkta
Birileri katılmalı
Yalnız yürüyemez kimse

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Altın gibi ışıldar ağaçların arasından,
Hesperides’in elmaları!
Ayla delinmiş gece kavisi arasından
Sarı ışığın solgun temrenlerini fırlatırlar,
Buse dolu melteme yönelip
Sallarlar defineyi, altın parıltılı

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Heykelciyim ben. Adım yok benim.
Yüzüm yok benim. Kopardı zincirini, uçmak için
dikenli çalının üzerinden ve taşları döllesin diye
havaya yükselmek için.
Benim taşlaşmış yüzümü taşıyorlar, anayurdumun
sert ıssızlığını, Okyanus İmparatorluğu’nun tenini.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Leonard Baskin’e

İmgelem, bilgelik gibi maddi olmayan şeyler
Sonsuzca takas edilmeye gelir evine
Kendisininki gibi
Somut bedenlere ve ağırlıklara.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Talep ediyorum toprağı, ateşi, ekmeği, şekeri, unu,
denizi, kitapları, herkese bir anayurdu, bu yüzden
dolanıyorum bir mülteci olarak: hainin yargıçları
takip ediyor beni ve terbiye edilmiş maymunlar gibi
onların yardakçıları deniyorlar benim anımı boğmaya.
Onunla gittim ben, onunla oraya, madenin çıkışı

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İki kereden fazla hiç kaybetmedim,
Çimin altındaydı bu.
İki kere durdum dilenci gibi
Tanrı’nın kapısında!

İki kere gökten inen melekler

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Zorbalığın yağlı, küflü
peynirinden uyanıyor
başka bir kurtçuk: favori olan.

Korkak olandır, kirli elleri
övgü dizme işine alınmış olan.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Tocopilla’nın yücelerinde uzanıyor nitratın pampası,
çorak topraklar, tuz madenlerinin utanç lekesi, gölgesiz,
zamansız, tek bir yaprağı, tek bir kınkanatlı böceği,
tek bir çayırlığı bile olmayan çöl.

Orada oluşturdu denizin garuma kuşu yuvasını,

Devamını Oku