İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Mayıs Çiçeği

Karakış boyunca karşı koydu o kırmızı alıç
Haşin göklerden kar soğuğu rüzgârların saldırısına
Ve kan damlaları gibi parlak, cesur dalın ölmeyeceğini kanıtladı
Kök sağlam ve sabitse ve iyiyse azim.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Mayıs Sonu

Çiçeklenen elma ağaçları ve kiraz ağaçları yardım ediyor
bu bölgenin havada süzülmesine şu şirin kirli Mayıs gecesi,
beyaz cankurtaran yeleği, düşünceler gidiyor ötelere.
Sessiz inatçı kanat çırpışlarıyla çimenler ve yabani otlar.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Mevsimin rüzgârı, o yeşil rüzgâr,
uzayla ve suyla doldurulmuş, aşina kazaya
ve sadaka parası gibi uçucu bir maddeye,
katlıyor bayrağının hüzünlü meşinini:
böyle, gümüş grisi ve soğuk, korunak aradı bir gün,
bir devin kristal kılıcı gibi kırılgan,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Dikkatle incelediğimde köpeklerin tuhaf alışkanlıklarını
En üstün hayvan olduğuna hükmetmek
Zorundayım insanın.

Dikkatle incelediğimde insanın tuhaf alışkanlıklarını
İtiraf ederim ki, dostlarım, hayretlere düşüyorum.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Meksika, bir denizden öbürüne gördüm seni, delik deşik olmuşsun
kendi demir grisi renginden, altında dikenli manastırların
yattığı dağlara tırmanırken, zehirli gürültüleri
büyük şehrin, akın akın gelen şairlerin
sinsi dişleri, ve ölülerin yaprakları
ve merdivenleri üzerine,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Veracruz'a doğru eser katil rüzgâr.
Veracruz'da mevzilendirirler atları.
Hırsız pençelerinden ve Castilya'lı kızılsakaldan
kaçan Karavel'liler gelirler.
Arias, Reyes, Rojas, Maldonados'tur gelenler,
Castilya'lı sefilliğin oğullları,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Irmaklar boyunca uzanıyor ülkeler,
arıyor o yumuşak memeyi, gezegenin dudaklarını,
sen Meksika, ulaştın alıç dikeninin yuvasına,
kanlı kartalın ıssız yüceliklerine,
yabanıl savaşçı ordusunun balına.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Mektuba Cevap

En alt çekmecede ilk defa yirmi altı yıl önce gelmiş bir mektup buldum. Panik içinde bir mektup, ikinci kez geldiğinde şimdi bu mektup nefes alıyordu hâlâ.

Beş penceresi var bir evin: ilk dördü arasından ışıldar gün, berrak ve sessiz. Beşincisinin yüzü dönüktür siyah bir gökyüzüne, gök gürültüsüne ve fırtınaya. Dururum beşinci pencerede ben. O mektup.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Mektup kapatılmadan önce
ve mezar taşına kazınmadan ad,
söylenmeli her şey.
Fakat kimse okumadı
duvardaki yaprağın gölgeleri gibi
sözcükleri,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Mektupların Yakılışı

Bir ateş yaktım; bezmiştim çünkü
Çöp kutusuna aşırı yaklaştığımda
Eski mektupların beyaz yumruklarından
Ve ölüm gevezeliğinden.

Devamını Oku