Taşlar zamandır
Rüzgâr
rüzgârın yüzyılları
Ağaçlar zamandır
insanlar taştır
Rüzgâr
Köylü delikanlılar
yeni oturma odaları inşa ederler
ne ki hiç kadın yok taşrada
köylü delikanlılar
yeni giysiler, ayakkabılar ve arabalar satın alırlar
ne ki hiç kadın yok taşrada
Koyu Ağaç, Koyu Su
Bu ağaç yanar koyu bir tütsü
Çıkararak. Soluk yosun damlaları
Dirsek yeninde, başak kılçıkları
Kraliçe’nin Şikâyeti
Kalabalıklarda ve saray ahalisinin kelime oyunlarında
Azametle geçti bu dev, bunu anlatırım sana, sahnesinde
Maçuna gibi elleriyle,
Ekinkargaları misali vahşi ve siyah görünürler;
Kraliçe diyorum sana.
Senden daha uzun kadınlar var, daha uzun.
Senden daha temiz kadınlar var, daha temiz.
Senden daha güzel kadınlar var, daha güzel.
Fakat kraliçe sensin.
Öldürüp duruyorlar Küba’da!
Yeni satın alınmış bir tabutla
kurtuldular şimdi Jesús Menéndez’den.
Çıkmıştı ortaya halkın kralı gibi,
araştırdı derin kökleri,
Erkenden
Bakırsıdır köknarlar.
Böyle görmüştüm onları ben
Yarım yüzyıl kadar önce
İki dünya savaşından önce
Azat ettiler köleyi, kırdılar zincirlerini...
Gene de her zaman olduğu kadar köleydi.
Zincirlenmişti hâlâ köleliğe,
Kelepçelenmişti hâlâ gevşekliğe ve tembelliğe,
Bağlıydı hâlâ korkuya ve hurafeye,
Kolorado ırmağının batısında
sevdiğim bir yer vardır.
Koşuyorum oraya içimde titreyerek
çalkalanan ne varsa, neyim varsa,
ne isem ve neyi savunuyorsam.
Bazı yüksek kızıl kayalar var,
Kondorum ben, uçarım
dolanarak üstünden,
ve birden dönüşüyle
rüzgârın, tüyün, pençelerin,
saldırırım sana
ıslık çalan kasırganın




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla