İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Delgi kendine yol açtığında
o taşlı gırtlakta
ve yeraltındaki mülklere
boşalttığında merhametsiz bağırsaklarını,
ve ölü yıllara, çağların
gözlerine, mahkum

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Öğrendiğinde annesinin şiir yazdığını,
Ve babasının şiir yazdığını,
Ve en genç oğlunun bir yayınevinde çalıştığını,
Ve ikinci kızının arkadaşının
bir roman yazdığını,
Amerikalı genç hacı

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Geniş sırtlı suaygırı
Çamurda dinlendirir karnını;
Yıkılmaz görünse de
Etten ve kandan ibarettir sadece.

Etle kan zayıftır ve kolay incinir,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yaşıyor yoksullar aşağıda ve bekliyorlar ki ırmak
yükselsin geceleri ve denize sürüklesin onları.
Akıp giden küçük beşikler gördüm, evlerden
küçük parçalar, sandalyeler, ve gökyüzü ve dehşetin
birbirine karıştığı yerde
ceset soluğu suların müthiş bir hiddetini.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gün bitiyor,
Gece çöküyor.
Donmuştur bataklık.
Ölüdür ırmak.

Kül gibi bulutlar arasında

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Suçlanırım. Düşlerim katliamları.
Siyah ve kırmızı ıstırapların bir bahçesiyim ben. İçerim onları,
Nefret ederek kendimden, nefret ederek ve korkarak. Ve şimdi gebe kalır dünya
Kendi sonuna ve koşar kendi sonuna doğru, sevgiyle açılmış kollarıyla.
Her şeyi hasta eden bir ölüm sevgisidir bu.
Ölü bir güneş lekeler gazete kağıdını. Kırmızıdır bu.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

O zaman suçlamıştım onu
umudu boğanı,
bütün Amerika boyunca haykırdım
ve attım onun adını utancın
mağarasına.
O zaman beni sorumlu tutmuşlardı

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yaylada yaşıyor Sucre
dağların sarı yüzünde,
Higaldo düşer, Morelos yakalar
sesi, bir çanın titreyişi
dikilir toprağa ve kana.
Paez dolanır yolları

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Karanlık karanlığı çağırdı, ve paramızın konuştuğu
Bu planlanmış Boston Babil’inde
Pencerelerimizi dirsekler rezalet.
Bakire’nin yürüyüşüyle
Çoğaltır hazırlanan ülkenin karanlığını
Ve güller döndürür emaye çehresini

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yarın öldüreceğini söylemiştin.
Öldürme onu. Hâlâ irkiltir beni,
O tuhaf, siyah başın ileri fırlayışı, adım atışı

Karaağaç tepesindeki kesilmemiş çayırlar boyunca.
Bir sülün sahibi olmak bir şeydir,

Devamını Oku