Siesta
Taşların Pentekost yortusu. Ve fokurdayan dillerle…
Öğle saatlerinin uzayında ağırlığı yok şehrin.
Kaynayan ışıkta cenaze defni. Bastırıyor trampet
içeri tıkılmış sonsuzluğun çarpan yumruk sesini.
Ölümünden sonra,
Naomi, firar edecek saçların, isimsiz,
yuvarlak bir hayvan olmak için.
Bill Knott (1940-2014, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
Her biri kendi ülkesinde yaşıyor
Huzursuzluğuyla ve susuzluğuyla
Günleriyle
Kendi adı altında yaşıyor her biri
Uyumadan düş kurarlar
Her ikisi de bir yabancıyı sever
Bu kırmızı bacadan geliyor
Bu beyaz duman.
Bu yeşil hıyar duruyor
Bir sarı tabakta.
Ve nedir anlamı bütün bu zahmetin,
az imge, az söz, hesaplama,
ne hissedersin ve kişiliğinde her zaman
sessiz yasın bir baskısı mı vardı?
Hiçten geldi, akıyor birlikte
Gözkapaklarım kapanır meme uçlarında, kuşatır onları
Uyandığımızda
Bill Knott (1940-2014, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
Hangi lisan güvenli olur
Bütün gece uyanık dururken bizler
Söylerken avuç içi sözcüklerini, parmak ucu sözcüklerini değil
Bizde bir ses arayan bu yara
Kiralık odaları olan bir memba olacaktır
Veya öpüşlerden ve yapraklardan oluşan bir lisan
İpek dizlere tapan biriyim ben,
toplarım kendimi dişlerimin arasından,
ölüleri kötürüm kılmak için yazarım bu satırları,
yaşayanların önünde duraklayarak çıkmaları için:
bir insanım ben, koştururum elimi
bedeninde, dokunurum dünyanın gizli
Lana Turner yere yığıldı!
Yanından tırıs gidiyordum ve birden
yağmur ve kar yağmaya başladı
ve sen dolu yağdığını söyledin fakat
dolu kafana öyle sert çarptı ki
böylelikle kar yağıyordu ve
Hayatımda öyle erken, öyle erken yazıldı ki şiirlerim
Kendimin henüz bir şair olduğunu bilmiyordum daha.
Pınarın damlacıkları misali cebren ayrılırlar benden,
Bir roketin devinmesine benzer gene de.
Ansızın saldırır şiirler benden, işgal eder, uykunun ve tütsünün




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla