uyandım, hüzündü... saçlarımı taradım, yoktun...
gitsindi diyemedim. hüzündü, geceye takılmıştı
biriktim dipsiz kuyulara ağladım.
gitme, ateşime su ver. yitirilecek bir an bile
yok... aşılacak tepe, yürünecek çöl... sararmış
bir yaprak yalnızlığı var içimde. çaresizim,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Çok teşekkür ederim.
KALEMİNİZ DERT GÖRMESİN
Çok teşekkür ederim.
Şiirde dil ve anlatım gereğinden fazla hırpalanmış
Şair; belkide güncel veya yaşanacak bir olayı veya kendi ruh halini farklı bir dil ile anlatıyor.Yaşadıkça her türlü vakıalarla karşı karşıyayız.şiir başlığı ile şiirdeki ilgiyi pek kuramadım. Günün şiirinden kutluyorum. selam size.
al sana bir ruh hastasi daha..
ondan sonra turk siiri niye can cekismekte..
niye kimse okumuyor..
okumaz tabi..
bu sumsukleri..
bu sunepe beyinli..
kendilerini biraz slklnca..
uc damla goz yasi..
abuk..
bitme bilmez karin agrisindan.. kalp carpintisi..
depresif ataklar.. ve huzunden..
baska sey cikaramaz.. manimelankolik.. paranoyak.. sizofren zirvalarini mi dinlesin millet..
ortaya bi sey koyama..
ben ekseninden cikama..
soytari gibi kendi ben merkezin etrafinda don dur..
garnim guruldamakta..
ve acitmisti kaval kemigimi ozlemin..
libidolarim zirve yapar iken
sensizligin
sarabini yudumladim
karaciger tukendi
siroza donusurken agir agir
vah bana vahlar bana zavalli ben
aci cocuguyum
ve hungurdemek istiyorum..
estek kostek..
sarlatan madrabaz duzenbazin erkegi disisi olmaz..
sahtekar sahtekardir..
bunlara katran dokup.. tavuk tuyu yapistirmali ustlerine.. kuyruklarina bi teneke..
bizden uzak allaha yakin olsunlar..
gina geldi yahu.. tiksindik artik bunlardan..
alsinlar davar bogurtusu dizelerini irak yerde bogursunler..
siir adi alti goz onune dusmesinler..
sair bilmedigin farkli acer taze yeni bi sey..
fikir bilgi olay olgu ile gelir..
yesil bahar dallari.. kir cicek.. fisne kiraz zerdali..
sonbahar meyveleri ayva nar olur sepetinde..
milletin anasi agliyor..
millet huznu aciyi yoklugu bilmiyor mu..
temel soruna.. cehalete in mesela..
koy enstitun kapanip kor edildin
tacirler pazarliyor iken din
her kiliga girdin ey millet
cok yazik olamadin kendin..
felan de..
yanmis yanip yanip kul olmus pismis..
aglak evreyi atlatip nirvanada.. bilge kisi ulu insan felan dedirt..
lslk mesale ol fikir sac..
veciz feyz alinir dize ile gel..
su sacmaliklari uc yasinda bebede uretir..
senin kaleme sarilmana gerek yok ki..
aciktim.. dustum.. elim acidi.. patladi pantolon arkam.. burnum akti.. ve susadim..
sen koca sairsen.. sumsuk sumuklu bebeden farki ortaya koy..
simdi gozlerime aglamayi ogrettin
bu yaslar utangac kolyesi olsun..
felan de..
biz de sair bu diyelim..
madrabazlari.. sarlatanlari govde goturmuyor artik.. ifrahanlik geldi..
illallah dedik.. yeter faydasi varsa..
belki odul aldi.. belki beste yapildi bu zirvaya..
belki iyi bir egitimci iyi es iyi anne iyi komsudur bu hatun..
guzel de ismi var.. betul.. ne hos..
sanki onyedi yas genc kizi cagristiriyor ad..
betuller hic yaslanmaz mi..
belki sekseninde.. oldu ise rahmet.. sag ise yine rahmet dilerim.. siir baska..
siir zevkimiz icine etmesin..
bi zahmet kenefe gitsinler.. saygilar..
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta