Kalabalık bir pazar yerinin köşesinde;
Üç beş kafes içinde, keklikler duruyordu.
Sıcak temmuz gününün, yakıcı güneşinde;
Belli ki, yaşlı adam, bunları satıyordu.
İnsanlar gelip geçer; bakarlar tutsaklara;
Kekliklere azat yok; para, para, ah para!
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




korkunç bir anlatım,
Fecii bir şiir..
Şiirin konusunu masalımsı bir duyguyla işlemişsiniz. Kimden ve nereden gelirse gelsin ihanetin affı, özürü olmaz.Tebrikler,sevgi ve saygılarımla...
Başarılar güzel ve tam puan
Bir masal kadar güzel, tebrikler Halil bey
duyarli bir yürek...duyarli bir siir...tebrikler
searetten , hürriyete , mücadele eden asil zatı muhteremi şahsınızın nzdinde kutlarken.
bu güzelim konuyu kaleme alan değerli dostum halil bey , aynı incelikle takip edip kaleme almanızdan dolayı sizide taktir ve tebrik ediyor selam ve muhabbetlerimle bağrıma basıyorum.
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta