İrfan Yılmaz: Hakkında ziyaretçi görüşle ...

İrfan Yılmaz
60

ŞİİR


178

TAKİPÇİ

  • Belgin Sönmez
    Belgin Sönmez 26.05.2020 - 00:15

    Nerdesiniz,Eski kadim.dostum.nerede..Edebiyat defterindeki yorumlarını gördüm yazima yaptığın oraya pek girmiyorum ama duygulandım.. Bayramin mübarek olsun çok bayramlar görelim.değerli kadim.dostum değerli abim...Saygılar hürmetler..

  • Simay Baltacıoğlu
    Simay Baltacıoğlu 21.02.2014 - 18:13

    İKİ ŞAİR/ŞİİR VE ANTOLOJİ.

    Şiir Örnekleri 3 - Şarkı

    Sükûtu altın saydım, söz dilimde gümüştü;
    Beni dilsiz bırakan bakışını hatırla.
    Gönlüm aşka düşmedi, aşkın gönlüme düştü
    Sineme şimşek gibi çakışını hatırla!

    Elinden yudumlarken sevdanın iksirini,
    Sandım ki iki yarım bütünler bir birini.
    Kıldan ince boynuma kölelik zincirini,
    Gözlerini kırpmadan takışını hatırla.

    Dilenci gecelere uykum sadaka oldu,
    Fecre efkâr demleyen yüreğim yufka oldu.
    Ne olduysa güneşi bekleyen ufka oldu,
    Hicran bulutlarıyla akışını hatırla.

    Bir kez daha yanıldım aşkla zehri bir tutup,
    Buzdağlarım erirken ne kar kaldı ne kutup...
    Zehir dediğin ne ki, kırk kez rahmet okutup
    Yüreğimi kül eden yakışını hatırla!

    *****

    İrfan Yılmaz

    ---
    NAZİRESİ:
    Gözlerimi mest eden bakışını unutmam…

    (Dr.İrfan Yılmaz Hocama)

    Sükut ikrardan ise,bütün sözler gümüştü
    Sen susmayı yeğledin,bir utangaç gülüştü
    Aşk gözlerden taşınca iki gönül bölüştü
    …Gözlerimi mest eden bakışını unutmam.

    O an mahcup tavırla gözlerime bakınca
    Öylesine diyerek görmedim bir sakınca
    Yıldırım düşmüş gibi bakış canı yakınca
    …Gözümün bebeğine çakışını unutmam.

    Hayale çalım satan deli gönül coşandı
    Sevda nedir tatmadan avarece koşandı
    İçim birden titredi el ayağım boşandı
    …Yüreğime derinden akışını unutmam.

    Sanki esir eyledin bir çırpıda tutup da
    Daha iflah olur mu seven hapı yutup da
    Bu ateşe düşseydi kar mı kalır kutupta
    …Sinemi cayır cayır yakışını unutmam.

    Sarılıp bekleseydik bu sabahın fecrini
    Melekler çalakalem yazacaktır ecrini
    Hasrete mahkûm eden esaret zincirini
    …Kollarımı bağlayıp takışını unutmam.

    Yelkeni açacaksak sevenlerin nehrine
    Tut elimden gidelim sevdaların şehrine
    Ceyhan’ı sürgün etme ayrılığın zehrine
    …Giyindiğin gömleğin nakışını unutmam.

    Çukurova/2014

    Ozan Ceyhan

    ---

    ANTOLOJİ/i yıllardır takip ederim. Çok nefis şiirler okuyorum. Şiir ve sanat dendi mi aklıma gelen ilk site burasıdır. Yazıtığım sağlam dostluklar edindiğim bir sitedir. Siteye emeği geçenlere bir defa daha teşekkür ettikten sonra bu gün bakışlarıma takılan şu anda neler oluyor kısmından bu şiirlere ulaştım. Kendimi tutamadım. Birbirine bu kadar saygılı iki şahika kalemin birbiri hakkında yazdıklarını tebrik etmeden geçemedim.
    İŞTE ANTOLOJİ BU!
    Burada sanat var, burada edebiyat var, yine burada dostluk var. Şahika kalemler enfes şiirleri hazırlayıp bize sunmuşlar.
    Her iki üstada da, her biri diğerinden üstün iki şiir için tebriklerimi sayfalarına anı olarak bırakıyorum.
    Sağ olunuz üstatlar, Şahika kalemleriniz var olsunki bizlere doyumsuz zevkler veren böyle harika şiirler okuyalım.
    Hocalarıma sevgiyle saygıyla.

  • Fatih Demir
    Fatih Demir 28.04.2011 - 19:20

    hocam harika bir şiir olmuş ben bu şiire şapka çıkartırım tam puan +ANT

  • Kenan Mirza Bulutoğlu
    Kenan Mirza Bulutoğlu 12.04.2011 - 12:57

    Zernişan

    Düşlerimin peşinde buz mavisi bir hüzün
    Fecrin alevlerine değse bile dondurur
    Kasvetli gecelerin saklısında gündüzün
    Belki de kıyameti bekleyen bir son durur
    Düşlerimin peşinde buz mavisi bir hüzün

    Tepelere kar düşer yamacına çığ neden
    Bıçaktan keskin ayaz bilenirken sürekli
    Ayrılık pençesinde, tek ruhlu iki beden
    Sitemkâr dağlarına söyle yangın yürekli
    Tepelere kar düşer yamacına çığ neden

    Gölüne sökün eden çiy karışık kırağı
    Peri, eğme başını; gözlerini kapatıp
    Değmeden suya alnın görebilsen ırağı
    Nilüferin ahını paylaştırır tıpatıp
    Gölüne sökün eden çiy karışık kırağı

    Hayalimde kalan göl; peri böyle değildi
    Nilüferi, kuğusu bir meçhule savrulmuş
    Etrafını süzerken başım öne eğildi
    Sedirleri, köknarı, ardıçları kavrulmuş
    Hayalimde kalan göl peri böyle değildi

    Sabah safir yansırdı akşam yakut renginde
    Güneş suya düşerken yanan firuze gölüm
    Rüzgâr içli bir ezgi bestelerken enginde
    Ufkuna ibrişimle dokunan sisli bölüm
    Sabah safir yansırdı akşam yakut renginde

    Aşka dair ne varsa perisini beklerdi
    Meltem dinmiş,sazlık şen,saka içli,su durgun
    İncecik bir sis tülü büyüsünü eklerdi
    Kuğu sudan sabırsız nilüfer benden vurgun
    Aşka dair ne varsa perisini beklerdi

    Kandiller gök kubbeden gölüne süzülürdü
    Venüs'ün şafağından sökülürdü son perçin
    Mavi yıldız tenine değmese üzülürdü
    Sanırım tutkusunu anımsatır Düserç'in...(*)
    Kandiller gök kubbeden gölüne süzülürdü

    Saniyeyi zamandan iple çektiğim anı
    Nasıl unuturum ki; gölde yüzerken perim
    İç çeken dolunayla seyrederdik simanı
    Narin yapraklarıyla dişbudaktı siperim
    Saniyeyi zamandan iple çektiğim anı

    Belkıs'ın annesinin bizdeki tecellisi
    Kuş olup uçan peri efsanesi okunan
    Niçin ayrılık bana gelirken ecellisi
    İki eyerli Bey'in yüreğine dokun'an
    Belkıs efsanesinin bizdeki tecellisi

    Düşlerimde üşürken göremem o kuşları
    Vuslatlı kanatları geceme yasaklıdır
    Şimdi aşamaz oldum aştığım yokuşları
    Kim bilir hangi ufkun gerisinde saklıdır
    Düşlerimde üşürken göremem o kuşları

    Hangi yöne bakınsam bir şey noksan daima
    Demek ki yolumuzu kader böyle çizdi yâr
    İkilemde düğümlü doğru söz ya da ima
    Yakut saray gözümde şimdi tekinsiz diyar
    Hangi yöne bakınsam bir şey noksan daima

    Hicranın ateşi ki; gizlemez niyetini
    Dolunaylı geceler perimi hatırlatır
    İçimdeki yanardağ ödetir diyetini
    Başımdaki efkârın hüznüdür satır satır
    Hicranın ateşi ki; gizlemez niyetini

    Kasırga paniğinde elimde titrer şamdan
    Kahır bulutlarından kimin var ki haberi
    Rüzgârını beraber yüklemişim akşamdan
    Belki fecirde söner belki de daha beri
    Kasırga paniğinde elimde titrer şamdan

    Yaprak gibi titretir beni böyle Zernişan
    Gözlerimin yandığı ayrılık sahnesinden
    İlham veren gölümüz benim gibi perişan
    Akşam ayaz diyelim, peki sabah nesinden
    Yaprak gibi titretir beni böyle Zernişan
    _____

    Bu şiirin,

    Her mısrasının üzerinde uzun uzun çalışıldığına, derin bir sevginin esin kaynağı olduğuna; bilgi, birikim, deneyim ve büyük bir sabır gerektirdiğine, okunması ve en ince ayrıntısına kadar analiz edilmesi gerektiğine inanıyorum.

    Ben kendi açımdan bu şiiri mercek altına alıp; üstadın en azından bu kadar iddialı bir şiiri kaleme alması ile vermek istediği mesajı çözmeye çalışacağım.

    Bir şiiri okumak, ondan zevk ve feyz almak başka, şiirde sentezlenen duygu, düşünce ve ana fikrin ince bir analizini yapmak ayrı bir şeydir.

    Büyük ustaların bile bir şiir metninin tümünü tunç kafiye ile kaleme almaya çekinceleri göz önüne alınırsa İrfan Yılmaz üstadımızın bu şiiri ile edebiyat tarihine ne denli bir hizmet verdiği daha iyi anlaşılacaktır.

    Hayattayken meşhur olmuş şair çok nadirdir, Sayın Yılmaz bunu başarabilen ender şairlerdendir.

    Antolojinin seçkin şiiri ve şairini tebrik ederim.
    Sizi yeni kurduğum:
    ALTIN KALEM HECECİLER gbubumuza davet ediyorum.
    Link:
    http://gruplar.antoloji.com/altin-kalem-hececiler/

    Sevgilerim ve saygılarımla.

    Kenan Mirza Bulutoğlu.

  • Mehnet Asa
    Mehnet Asa 24.07.2008 - 21:51

    O Bir Seven O Bir Gönül Dostu

    Bütün Dostlar Güzel Hatıralar Hatırlatsın
    Beni Size Sizi Bana Ölürsek Bir Fatiha
    Ölmez İsek Hepimiz Hepimize Ebedi Hatıra

  • Ali Şeyh Özdemir
    Ali Şeyh Özdemir 06.10.2007 - 02:26

    İrfan YILMAZ Beyefendi’yi tanımıyorum; sanal yolla da herhangi bir irtibatımız olmadı. Ancak, son günlerde şiirlerini takip etmeye başlayınca, onun şiirlerinden geç haberdar olmaktan dolayı üzüldüm.

    Hayat hikâyesinden doktor olduğunu anlayınca da bu kadar güzel şiirler yazmasını yadırgamadım. Çünkü, Türk Şiiri’nde epeyce “hekim şair” var. Hatta, sırf bu meslekten şairlerin şiirlerine yer verilen antolojiler yayımlandı. Çünkü doktorlar, kan alacak damarı çok iyi bilirler ve bulduklarında da o damarı mutlak değerlendirirler.

    İrfan YILMAZ Bey, şiire kafa yoran bir insan. Yani, bir şiir emekçisi, yürek işçisi o... Şiirlerini okursanız, bu tespitimde yanılmadığımı anlayacaksınız. Çok ırağa gitmenize de gerek yok; Antolojide yayımlanan son iki şiiri olan “Melekler Geçidi” ve “Mevsimler Sensiz Akar”a bakmanız yeterli. Özellikle heceyi, söz sanatlarını, kurgulamayı çok iyi biliyor. Türk Şiirinin öz kaynaklarından beslediği şiirlerinde, birçok şairin düştüğü “ırmağı mecrasından çıkarmak” gafletine düşmemiş hiç. Maziden gelen bu coşkun kaynağın damarlarını modern ölçülerle o kadar güzel sunuyor ki, okuyunca “halis şiir” demeden geçemiyorsunuz.

    Sayın Yılmaz’ın şiiri hakkında söylenecek çok şey var aslında. Kısaca o, Türk Şiiri’ne daha çok güzel şiirler kazandıracak bir şair; rotası bu… Her şeyden evvel atası, ustası Fuzûlî’nin “ilimsiz şiir olmaz” ilkesini benimsemiş ve şiiri, şiir bilgisiyle yazıyor, yürek terini akıtıyor. Şairin, “kelime avcısı” olduğunun da bilinciyle, sözcük dağarcığının zenginliğini aksettirmiş şiirlerine. Şiirinde kelimelerin armonisini de bir bestekârın notalarını işlemesi gibi sindiriyor şiirine. Yani, şiirinde müzikaliteyi de yakalayan bir şair Sayın İrfan YILMAZ.

    Antoloji bahçesinde ender yetişen “şiir çiçeği” olarak gördüğüm birkaç kişiden birisiniz. Siz hekimsiniz “kan alacak damar”ı iyi bilirsiniz ve kan alacak öyle bir damar yakalamışsınız ki derin, bitimsiz ve tertemiz. Kutluyorum Saygıdeğer Ağabeyim…

    Siz şiiri bırakmayın, şiir sizi bırakmasın inşallah… Şiirle kalınız; şiir tadında, şiir güzelliğinde, şiirin yumuşaklığı ve kokusunda bir ömrünüz olsun… Selâm, saygı ve kalbî muhabbetler olsun şair yüreğinize…

  • Şener Çelikayar
    Şener Çelikayar 11.08.2007 - 12:07

    Sayın Dr. İrfan Yılmaz,

    17. Ayçiçeği Festivali kapsamında ilçemiz Hayrabolu'da düzenlediğimiz etkinlikler arasında Şiir dinletisi prıogramımıza Yurt içi ve yurt dışından kitlesel bir şair katılımı ve halkımızdan yoğun ilgisine tanık oldum. Almanya, Kıbrıs, Kırklareli Amasya, Tokat, Kırşehir, Nevşehir, Bursa, Tekirdağ.. yurdun dörtbir yanından gelen biri birinden değerli şairlerimize Hayrabolu halkının ilgisi büyüktü.

    Tekirdağ ve Trakya ilçeleri arasında tarihi, ekonomisi, endüstriyel gelişimi ve sosyal yapısı itibariyle seçkin bir konuma sahip olan ilçemizde Kültürel alandaki faaliyetlerimiz elbette bununla sınırlı kalmayacaktır. Osmanlı İmparatorluğu döneminden günümüze kadar sayısız devlet adamı, şair yazar sanatçı ve bilim adamı yetştiren ilçemizin gelecek kuşaklara örnek teşkil edecek yeni şahsiyetler yatiştireceğine olan inancım tamdır.

    17. Ayçiçeği Festivali dolayısı ile ilgilerini esirgemeyen Yerel ve ulusal radyo televizyon kuruluşları, basın ve yurt içi ve yurt dışından gelerek etkinliklerimize destek veren Antoloji Şairlerine teşekkür ediyorum.

    Bu kapsamda Endülüs Melekleri isimli şiirinizi halkım ile birlikte kendi sesinizden dinleme mutluluğuna eriştirdiğiniz için bu organizasyonda büyük emek veren personelim adına tebrik ve teşekkürlerimi sunarken daha nice etkinlikte ANTOLOJİ ŞAİRLERİ ile beraber olmayı temenni ediyorum.

    Size ve antoloji şairlerine sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

    Şener ÇELİKAYAR.

    Hayrabolu Beldiye Başkanı.

  • Recai Mert
    Recai Mert 07.07.2007 - 23:32

    Dr İrfan Yılmaz

    D il lal olur, söz biter, okununca şiirler,
    R üya ile gerçeğin, arasında kalırsın.
    İ çine huzur eker, ağır beden hafifler,
    R üzgarın kanadında, uçuyorum sanırsın.
    F arkına vardığında, o erişilmez tadın,
    A rtık bir hayranısın, Şair İrfan YILMAZ’ın.
    N eden, niçin? anında, açılan güzel falın,
    Y aşama sevincindir, olmaz ise olmazın.
    I rak bilme! Görerek, bak güzele, güllere,
    L azım olan her yerde, hep bizimle olacak.
    M aaşallah diyerek, nesilden, nesillere,
    A dı bütün kalplerde, sevgiyle yer alacak,
    Z amanlar değişse de, O hep orda kalacak.

    Recai Mert

  • Hayrettin Kılavuz
    Hayrettin Kılavuz 17.05.2007 - 00:36

    Endülüs Melekleri adlı şiirinize takdirlerimi belirtmeden geçemeyeceğim. Hayranlıkla okudum. Hece veznini mükemmel bir şekilde kullanan bu usta kaleme tebrikler ve başarınızın devamına dileklerimi yolluyorum.

  • Şule Işık Kadıoğlu
    Şule Işık Kadıoğlu 16.04.2007 - 17:53

    Doktor İrfan Yılmaz.

    O herkes ile barışık Antolojinin Ağabeyi... Eşsiz bir altın kalem... Antolojinin Dünya edebiyatına kazandırdığı sönmez meşale. Endülüs Melekleri (Annelerin Destanı) nın yazarı...

    Önünde kim eğilmedi ki... Saygı ile önünüzde eğiliyorum. Bir ricam olacak: Lütfen sadece antolojide yayınlacak bir TÜRKÜ yazar mısınız biz besteleriz.

    Şule Işık Kadıoğlu (U.S.A.)