Simsiyah gölgelerin aksettiği bir nehir
ruhum ki bir dehlize telaşla akıyordu
yanıp sönen bir hayal ufukların ardından
ırmağın gözlerine sessizce bakıyordu
ağlardı mehtâb ile münzevi gecelerde
bir mum alevi gibi titreyen yalnızlığım
senelerdir durduğum beklediğim bu yerde
yine O’ydu dilimde tufan gibi andığım
çehresi ki doğunca güneş mahcubiyetle
toplayıp ziyasını pervanesi olurdu
sızardı da dünyama bir zerre ışığından
sanki sonsuza kadar karanlık kaybolurdu
ellerimde göğünden devşirdiğim yıldızlar
ve bayıltan rayiha geçtiği sokağımda
O’nu anlatıyordu dinlediğim her şarkı
ismi yağmur gibiydi çatlayan dudağımda
rüzgârın eteğine sarmalayıp usulca
salmak isterdim O’na kan soluyan kalbimi
kalbim ki şerha şerha parçalanıp kanardı
kıvılcımlar savuran bakışları değdimi
görmezdim gözlerinin büyüleyen rengini
enginden sesler gibi ta içimde duyardım
sonsuz huzur üfleyen asude nefesini
güvercin kalbi gibi titreyerek arardım
serabı nokta nokta küçülürdü ufukta
ardında kan kırmızı yaralar bırakırdı
boşlukta gezinirdi telaşlanan ellerim
silueti göğümden usulca sıyrılırdı
sonra ıradım O’ndan, katran yağdı geceme
sanki firar eyledi gökte asılı güneş
ayağıma dolandı onsuz geçen vakitler
hüznüme eşlik etti hüzzam ile kemankeş
nihayet rıhtımına ulaştım s/onsuzluğun
üzerimde yine o görünmeyen bakışı
çekilip gölgeleri ruhumdaki ırmağın
dehlizden O'na doğru çevrilmeli akışı.
Kayıt Tarihi : 13.10.2026 21:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
En Sevgili'ye yazıldı.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!