Bir mevkii fâni için başın kaldırırsın göklere,
Sanırsın mülk-i mevki yalnız sende.
Haram ile döşediğin o saray yıkılır,
Ârız olur intikam-ı ilahi, bir gün bu ömre.
Ey nâdân! Makam ile övünürsün cibilliyetin unutup,
Yetim hakkın, kul hakkın dest-i zulmünle yutup.
Heva'yı nefse uyup yersen mahlukatın hakkını,
Gidersin bu cihandan vebal ateşine tutuşup.
Sanma ki bu saltanat bâki kalır sende,
Bütün azamet sahibi Hak'tır, ne pâyende ne dilde.
O Âziz'dir , Züntigam'dır elbet soracak hakkı ebedde,
Kahhâr ismi şan-ı tecelli eder dar bir vakit gelende.
Göz açılır o vakit ki sahifeler dökülür,
Ya sağdan ya soldan verilir eline kitabın.
Verilir ki arkandan, neye yarar pişmanlığın?
Boyun eğip, diz çökmüş hesap vakti görülür.
Ey Sırr-i! Deyesin zalime, sanmasın kendini bir şey,
Bu âlemde her ne varsa geçecek bir bir; ney u mey.
El-Azim'den kaçılmaz, O'nun mülküdür her yer,
Gün gelip sorulur o haramla edilen her şey.
Kayıt Tarihi : 23.10.2026 23:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!