Yeraltında göğü düşlemek için kaç renk bilmek gerek?
Bilmenin yasak kılındığı, en kavi umutların kırıldığı düzlemde mülteciydi ruhum.
Bilemedim, hayallerim suya düşmeden yüzmeyi öğretemedim onlara.
Ve bu gözlerle seyrettim çırpınışlarını.
Bir bedende yaşarken onlarca hayat yaşadım;
Gecenin en yalnız dilimini tadarken,
Kursağımdan geçmiyordu sorgularım.
Kaç feleğin çarkından geçmişim, kaç kelama sinmişim?
Savrulduğum rüzgarlarla bir fırtınaya dönüşmüş iklimim.
Pusulam kırılmış, rotamsa şaşaalı bir şaşkınlığa esir olmuş.
Körmüşüm, en çok da gerçeklere körmüşüm;
Hakikat muharebesinde, kafamı yalanlara gömmüşüm.
Ardımdan önüme kuyular kazarak gelmişim.
Kendine takılıp düşen de, düşkünlüğüme el uzatan da benim.
Yandım ve söndüm,
Gittim ve döndüm...
Böylece tüm suskunluğumu andım,
Mekanı karalayarak bulunmadığım boyutlara uzandım,
Göğe değiyor bak şimdi yerim.
Karanlığın ortasına ışığı örmek,
Zifirin imhasına tek bir yıldız yeter demek,
Beklemek, bekleyerek görmek gerek.
Kayıt Tarihi : 1.11.2026 00:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!