bazı günler annem
bir kuş gibi gülerek uyanırdı
o sabah
cıvıltısını etrafa cömertçe saçarak kalktı
erkenden hazırladı
babamın yemeklerini
benim kanım bir tutam ateş
yakar özgürlüğün kandilini
ağlama ana
dua et
arzuları yakan haledir heyecanlar
cennet hurilerinin gözlerinde aşkın kaynağı
buzlar gibi erimektir tutuşan her yangınla
sel olup başını taştan taşa vurmaktır heyecanlar
yoldasın
yola çıkmış
yürüyorsun
gölgen düşüyor önüne
terin dökülüyor yorgun ayakuçlarına
tazecik bir güne açtım gözlerimi
güneşin yüzüme vuruşuyla
yeniden doğmuş gibi hissettim kendimi
komşu evlerin
boş sokağın görünüşü bir garip
bir garip duygu çöktü içime
aklımda birkaç duygunun dayanılmaz hafifliği
birkaç düşünce çatırdamak üzere
birkaç kısrak koşuyor içimden leyla çölüne
alıp götürüyorlar düşlerimi
alıp götürüyorlar hayallerimi
minicik bir sinede yandıkça ağlayan tutkular
kaynayan bir yanardağ fokurtusunu andırırlar
saklıdırlar kalbin en derin dehlizlerinde
pişmanlıkla başlar nedamet vakitleri
harap kentlerden beyhude akarlar hayallere
Oysa…
ne kadar çabuk erirmiş karlar meğer,
şimdi daha iyi anlıyorum,
seni.
bana bir zaman ver,
güneşin sessizce dinlendiği köşeden
ister bir eylül akşamı,
ister bir eylül sabahı,
ver işte




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!