öyle değil mi
duru bir şükür ırmağı
neden akar sadece
aktığını bilmeyen bir ırmak gibi
neden çağıldar sadece
denize yaklaştığını hesap etmeyen bir çağlayan gibi
Ruhları esir almış nefsin o dar çemberi,
Zulmetle gölgelenmiş kalplerin her bir yeri.
Gözleri var, görmezler; kulaklar sağır, katı,
Yaldızlı saraylarda çürütmüşler hayatı.
ayrılıkların ait olduğu ülkeyi biliyor musun
yaşarken kaç kez çıldırmanın eşiğine geldiğimi
kaç kez soğuk sabahlara kadar gördüğüm düşler
hangi bulutların arkasında gizli
taş duvarların esmer koridorlarında
her köşesi mosmor kocaman taşlardan
geceye inmiş sözün muradı sensin
farkında değilsin
kalbinin zirvesine yürüyen ağır yükün
iki yakasına düğümlenen sensin aslında
dudakların ucuna uzanan tebessümün
bir saat benden uzun,
biraz ince
dalgalı dakikaları bir siluet halinde
geçiyor içimden
içimden, içime ,saniye salise
bir hüznün vardiyasında
kaybederim ümitlerimi katran karası zeminlerde
ayaklarımın altından salınıp giden toprağı
zulmün bin bir türlüsüne uğrar düşüncelerim
göz ucuma takılır bir garip özgürlük
her dakikası zandanlar da kaybolur
sevimli saçmalıklar beynimi yormaya başladı yine
bu gece hasta olabilme ihtimalini yaşıyorum
zaten öfkem doruğunda neredeyse çıldıracağım
savurduğum küfürler yetmiyormuş gibi
ateşim otuz sekizin üzerinde
Düşme ,Gazel-i Pend-nâme-i
Ey gönül, sırr-ı hakîkatle uyan uykudan,
Mahşer-i dehr içre bî-çâre vü nâlân düşme.
Hüsn-i mutlak dileyen can ü dilden vazgeçer,
masmavi gökyüzünde asılıp kalmış
düşmüş örümcek ağının tam ortasına
bir sineğin titrek bacaklarında ki ölüm
beynimin hasret kıvrımlarına oturmuş
akıp gidiyor ılık bir su gibi
vuruyor öylece sıcacık kalbimin üstüne usul usul
Bir üflesen, uçar gider
büyür de büyür cümleler
senden hem zamanını çalar hem emeğini
Kelimeler devleşir, pervane olur peşinde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!