Hüzünlü bir masalın şanssız kahramanı gibiyim
Her sayfada ayrı bir hicran yaşıyorum içimde.
Gözümün önünden geçip giderken
Gençlik yıllarım
Ve ben
Yaşam denen rüyadan uyanıyorum ansızın
Rüzgâr gülü gibisin
Her yöne dönüyorsun
Sen nankörün birisin
Hiç kıymet bilmiyorsun.
Hırsına yenilmişsin
Bir garip gezginim fani dünyada
Beşeri dünyayı gezmeye geldim.
Tavaf ettim arşı kürşü hep yaya
Deryayı ummanda yüzmeye geldim.
İlim irfan bildim ettim tedrisat
Şarkıların tadı yok
Hayat yüklenmiş hüznü.
Gamlı dertli dizeler,
Mahzun şiirin vezni.
Bir başkalık var havasında
Zaman hizla gecen bir deli rüzgar
Beni de önüne katti gecerken.
Yarenler silada ben gurbetlerde
Herkesi bir yere atti gecerken.
Yol gecmez bir yere kurdu pazari
Küçükken bir yerim acıdığında,
Öpeyim de geçsin evladım derdin.
Ne zaman moralim bozulmuş olsa,
Sevgiyle geçer küçüğüm derdin.
Kalbimin sevdaya düştüğü günler,
Ey sabahtan umutlu gece
Her fırtınada sığındığım liman
Aşk girdabında kaybolduğumda
Beni benden bile saklayan
Sen en sadık dostum karanlık
Sen
Besledikleri onca katile rağmen
Bir avuç günahsız suçsuz gençlerimizi
Beslemediler astılar
Kıydılar gencecik fidanlara
Bir sağdan bir soldan
Sallandırdılar darağacında
Ben her Eylülde kalbimden vurulurum
Yaprak yaprak dökülürüm hazana.
Her Eylülde yeniden aşık olurum
Savaşsız esir düşerim teslim olurum bir cana.
Bilsen ne çok özlüyorum geçip giderken Eylül
İnadına sürdürdüğüm bir yaşam macerası bu
Her tökezlediğimde çok dersler aldığım
Acıdan haz duyduğum bir süreç
Dal dal kırılıp gelirken elime hayat
Anlamını yitiriyor onca yaşadıklarım
Üç adım tabutluğuma sığmıyor içimdeki isyan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!