Bu gönlümün tek güneşi,
ölesiye sevdiğim…
Özlemin bitsin artık,
Bak işte,sana geldim.
Güneş aşmak üzere,
Sen yoksun yine yatağım soğuk
Vakitsiz üşütüyor eylül rüzgârı
Mevsimsiz koptu dalından yapraklar
Sensizlik yaktı kuruttu sabahları.
Yokluğunda mevsim hazan
Çiçek açmaz oldu ağaçlar
Artık,bizi birbirimize bağlayan
Sevgi zinciri kopmuştu.
Fırtınadan arta kalan
Tufan yeriydi kalbimiz.
Yaşanmış acı tatlı onca yılı
Sağa vurdun sola vurdun kendini,
Yıkıldı sevdanın ucu kenarı.
Sonunda kaybettin gönül bendini,
Sürdün duyguları yokuş yukarı.
Deli gibi seven kalpleri kırdın,
Ufaktın tefektin ama hamarat
Satardın her şeyini haraç ve mezat.
Adınla vücudun birazcık tezat
Mahallenin maskotu Sudenaz abla.
Gözleri götürmüyor kalpleri fesat
Bir ilkbahar yağmuruyla
Akıp gittin bir su gibi.
Buharlaştın bulut oldun,
Yağıp gittin bir su gibi.
Damla idin deniz oldun,
Bir güzel sevdim ya dillere düştüm,
Her önüne gelen azarlar beni,
Benim de sevmeye hakım yok gibi,
Sen kim aşk kim,diye bozarlar beni.
göya aşık olmuşum da işten geçmişim,
Bakma gözlerimin ıslaklığına
Kaşlarımın çatılmışlığına aldanma
Senin için değildir
Bu dökülen damlalar.
Şimdi gelmişsem karşına
İstenseydi eğer aşklara izin,
bir onay mercisi olsaydı sevdanın,
kaçak sayılırdı aşkı herkesin,
harami olurdu Leyla-Mecnun,Mem-u –Zîn.
Sevdalı gönüle zindan gerekmez,
Dünya karanlıktaydı
Aşk îcat edilmeden.
Yıldızlar bu kadar güzel değildi
Işımıyordu gökyüzünde ay ve güneş.
Önce insan olmayı öğrendik




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!