Küflenmiş birkaç mektup
Sararmış birkaç siyah beyaz resim,
Bunlardan ibaret değil ki mazim.
Kalbimin içinde hala o fırtınaların
Dinmeyen sızısı silinmeyen izi var.
Mutluluk nasıl şey,bilen var mı ki?
Sıcak,soğuk,acı yada tatlı,
Beyaz mı,siyah mı,kim biliyor acep?
Rengi ne, mutluluğun nasıl sıfatlı.
Mutluluk:
Şu yanan kalbimde bir köz izi var
Sancısı dinmeyen ince sızı var.
güzel gözlerine bakanlar olmuş
Yüzünde yabancı bir göz izi var.
Güzele çirkine konuşur canlar,
Yürek bu, yangına düşmeye dursun
Odu söndürmeye SU bile yetmez.
Hele bir aşk denen derde tutulsun
Onu durdurmaya HU bile yetmez.
Bazen hiç çekilmez angut gibidir
Topladım eskiye dair ne varsa.
Kaldırdım cübbeyi,çarşafı,sarığı
Aydınlık ve güzel yarınlar için,
Hepsini taktım birer birer askıya.
Attım içimdeki tüm yasakları
Parçaladım fikirlere vurulan prangaları.
Bu güzel cennet yurdu
Yangın yerine çevirenler.
Bir yanda yanan yürekler
Diğer yanda yangına körükler gidenler.
Sloganla bağırmakla geri gelmez ki canlar
Şimdi geri dönüp de
Geçmiş günlere bakıyorum.
Eski fotoğraflar seyrederken,
Bir sigara yakıyorum.
iç geçirerek hayıflanıyorum,
Hayatta tutunacakları bir dalları yoktu,
destektiler birbirlerine,kol kanat gerdiler.
kenetlendiler hayat mücadelesine,canhıraş
kimsecikleri yokyu
üç kız bir ana.
Ah hayat kalleş yaşam,
Terk edilmiş hücremde k/üflenmişim yıllarca
Hapsetmişim kalbimin köşesine duygularımı
Bir esaret ki çok z/amansız
Amansızca kaçırıyor en güzel uykularımı.
Gecenin gizemi çökünce gönül evime
Gönlümdeki seller,
çağıl çağılken
Attın tüm köprüleri
bırakıp gittin.
o an,sanki kayboldum,
koca alemde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!