Tek kelam etmeye dahi kalmadı mecalim.
Yarım kalan cümlenin üç noktası gibiyim.
Öyle bir susmak geliyor ki ta şuramdan,
Ben, durgun deryaların öteki ismiyim.
Bir küçücük ihtimal meselesi artık bu,
Uzun sürmedi mi gözlerinden ayrılalı?
Gün, sensiz kaç kere vedalaştı geceye.
Düşlerimde duvar duvar resmin asılı.
Can kırıkların batıyor aklıma düştükçe.
Uzun sürmedi mi gözlerinden ayrılalı?
Ben benden vazgeçiyorum her gün,
Gülü solunca ne hükmü kalır ömrün?
Durgun bir bedende misafirim artık.
Belki mahşere kalır geri dönüşün.
Zaman alacaklı, bende esirim zamana.
Adımın yanından dahi ayrılmazdı senin adın.
Hayal ettiğimle gözümün gördüğü bir değil.
Ümidi kestin deme bana, bildiğin gibi değil.
Kabuk bağladı diye sızısı geçer mi sandın?
Duymazsın, hicranınla çektiğim şu nefesi,
Yarınlara gidin hayallerim, yarınlara!
Gelip gelip durmayın şimdi aklıma.
Orada bekleyin beni, nasipse gelirim.
Sızlanıp durmayın artık sol yanımda.
Yarınlara gidin hayallerim, yarınlara!
İnandım, gönül sızım; yol bitti artık,
Bende tutunacak bir dal kalmadı.
Farzet ki yarım kalmış bir masaldık,
Senle yaşanacak bir son yazılmadı.
İnandım, gönül sızım; yol bitti artık,
Adını duyunca yüreğimdeki sızıyı,
Nefes nefese uyandığım kâbusları,
Hiç bitmeyen o karanlık korkuları,
Zaman götürmez öğretir sevdiğim.
Sessizce resimleri seyretmeyi,
Vakit geldi, kalkacak zaman treni
Bir peron başı yalnızlığı var içimde
Kulağımda rüzgarın tatlı esintisi
Peşi sıra gideceğiz öteki günlere
Şimdi, yol boyu manzara sen
Kapatma ışığı, özlemin karanlık,
Papatyaları kokutuyor hatıraların.
Sayfalar mürekkep tutmuyor artık,
Sözlerimde gizleniyor senin adın.
Yeşermez hayallerimi kurutup,
Zordur bir yere ait olmak, tutmak umudu.
Ben ise hep aynı durağın yolcusuyum.
Yusuf'un kuyusunda bir bekleyiştir bu,
Vuslat kervanını gözlüyor yolum.
Nice yananlar bıraktı bu kervanı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!