Hazan mevsiminde uçan kuşların
Kanadında kırık oldum duydun mu
Yürürken önüne eğik başların
Damlasında doruk oldum duydun mu....Osman Öcal
Bir akçeye bin deveyi güdenin
nice akşamlar kapandı güne
hayat dediğin bu andır oğul
elinle gelen bir bardak çay
şekerden bir sudur oğul
****
keşke bir kaç satırda şair olsaydın
*Kanatlar fora, Ros, şimale uçuyoruz, tamam Albat bende sorun yok. Ros canım biz bir aşkız elbet bizde sorun olmaz, üstelesem olur ama Albat, neyse olmasın, ne oldu Ros, biz bir aşkız, Albat evet bir aşk ve seyyar bir yuvayız. Albatros ailesiyiz bu doğrultuda isimlendir dedim. Yine erkeklik güdün baskın geldi ismin uzun kısmını aldın))) ,
* Ama Ros ben ismini sıkça kullanıyorum gagamı da düşünmem gerekmez mi. Kaldı ki, ben eşitçiyim, zira; senede bir tek yumurta yapıyorsun, 80 günlük kuluçkamızı haftalık dönüşümlü yatmıyor muyuz? İstersen yatma, yavru Batros’u göremezsin.
*Neyse Ros didişme zamanı değil, hava muhalefeti epeyce aleyhimize,
*Ros,,,,,
*Efendim Albat! ! !
* Bazen dokunuyor bana Ros, biz martı mıyız; 4 metreyi aşkın kanatlarımızla dünyanın en uzun kanatlı,70-80 yıllık ömrün yüzde doksanını uçarak geçiren, uçarken uyuyabilen, ilk uçuştan sonra yıllarca konmadan durabilen, yavrumuza bir kahvaltı için binlerce mil uçarak yiyecek getiren bir kuş olmamıza,özel kilit sistemimiz bulunmasına rağmen, bizi martı sınıfından saymaları doğru mu?
Muhacir Sevdam
Söz verdik birer birer bezm-i elest ervahı
Akit yaptık ikimiz çıktık soyut aynadan
Bu hilkat töreninde göze aldık günahı
Bu can çıksa da benden bu aşk çıkmaz bu candan
Gönül pencereme minik bir müjde konmuş ama
Hep havada mı kalır acep bu kuşların söylediği
***
Işık gibi süzülürdüm zirvelerden bir ara
Şimdi de gerçek olan /bana bu yokuşların söylediği
***
Lügâtımda hilaf yok; ruhumda efkâra bakın
Mülhem oldu gözleri; yardaki esrara bakın
Sürç-i lisan dil için; kuşku taşır itiraflar
Bebekler küçüldükçe gözdeki ikrara bakın
,,suyu ısındı bu dönencenin
çekip gitsem mi
acep
/ilişip/kuzey rüzgarın sol kanadına
hani diyorum birden
olsam bile çok yorgun
Nuh Nebi’den arta kaldı
ters dönen bu değirmen suları
peygamber olsa dayanmaz
benim gördüğüm tufanları
***
Leyla’yı aşikar eden Mecnun
bedenden çıktığım hür bir zamanda
kavlin mürekkebini karıştırıyorum
kalbin demirlediği firuze bir limanda
lüleyza ile yüreğimi barıştırıyorum
/
aşka beyaz ışık çiselerken yıldızlar
Aramızda kalan masum anılar
Mumyalandı bir bir. Kapandı mazim
Şakakta yıkandı son hatıralar
Anılar kabrine döndü bu kalbim
Bir sela gibidir çalan her şarkı
Sizi sarıkaya şiir söleni de tanıma ve şiir kitabınızı okuma fırsatım.oldu çok değerli ve çok kaliteli bir kişilik ve ruha sahipsiniz değerli üstad adıma imzalamış olduğunuz SIR SIZINTISI hala baş ucu kitabım olarak manevi bir degerde ..selammsaygim dualrimla değerli kalem
Bu, muhteşem bir şiir değerli dost.Sır, gizdir. Bir zerresi bile sızsa artık sır olmaktan çıkar. Ama iyi ki sızmış ta dizelere dökülmüş, bizlere kadar ulaşmış.Sanki, ustalar yazarsa işte böyle yazar diyordu şiir, okurlarına.Kutlarım güçlü kaleminizi ve yüreğinizi...Diğer şiirleriniz gibi bu şiiriniz ...