İlhami Bulut: Hayatı, Biyografisi, Eserl ...

317

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

İLHAMİ BULUT HAYATI

BİYOGRAFİM

,,,,,,,,,,,,,,İLHAMİ BULUT/01.03.1956 tarihinde Elazığ’ın, Elazığ’a 13 km. uzaklıktaki Pelte köyünde dünyaya gelir. Çiftçi bir ailenin çocuğu, İlkokulu Pelte Köyü’nde, Elazığ Ortaokulu’nda ortaokulu, lise eğitimini Elazığ Ticaret Lisesinde tamamlar.
,,,,,,,,,,,,,,,,,1977 yılında askerlik görevini Antalya ve Kıbrıs’ta yapar. 1979 yılında Elazığ Adliyesine Z.Katibi olarak girerek çalışır aynı yıl evlenir, 1987 yılında Fırat Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne kayıt yaparak devam eder, hem çalışıp hem okumayı başaramayarak söz konusu okuldan ayrılır.
…………1991 yılında icra müdürü olarak atanır, sırasıyla; Erzurum/Narman, Kayseri/Sarız, Malatya/Yeşilyurt, Kahramanmaraş, Elazığ İcra müdürlüklerinde bulunur. Bu arada Ankara H.F.Adalet Yüksekokulu’nu bitirir.
,,,,,,,,,,,,,,,,2012 yılında Çağlayan/ist.İcra müdürlüğüne tayin olur, 2013 yılı Haziran Ay’ında emekliye ayrılır.
,,,,,,,,,,,,,,,,2011 yılında basılmış “Sır Sızıntısı” isimli bir şiir kitabı mevcut olup. Elazığ’ın mahalli gazetelerinde köşe yazarlığı yapar, en son olarak; Yeni Çağ Gazetesinde “ Sır Sızıntısı” isimli köşeden ve HaberKent Gazetesinde ise “Araftan Sesleniş” isimli köşede köşe yazarlığı yapmaktadır.
,,,,,,,,,,,,,,,,2014 yılında HaberKent Gazetesinde de tefrika olmaya başlayan “Elazığ Kalemleri” isimli bir kitap çalışmasını sürdürmektedir.
,,,,,,,,,,,,,,,,,Tolga ve Evren isimli iki çocuk babası, Mehmet Akın ve Ela isimli iki çocuğun da 2014 yılı itibariyle büyük babaları.
,,,,,,,,,,,,,,,,Şiirleri bazı gazetelerde, ve ayrıca; Türk Edebiyatı, Bizim Ece ve Bizim Külliye ve Kümbet Dergilerinde yayınlanmış.. İlesam. Üyesi, bir çok antolojide şiirleri yer alan; İlhami Bulut…

Anne şiirindeki bir dörtlükte şöyle seslenir.

Ak düşen yıllarım dönsün tersine
Bir yılı bir güne satayım anne
Dizinde, başımın minnacık izine
Uzanıp yeniden yatayım anne……

Birkaç naçiz söz..

*Aynı şeyi sadece bir kez göre bilirsin…İlhami

*Dağların bağrına bastığı taş görünse da aslında aşktır...ilhami

*Kainat her gün her an aşk fışkırır, aşk; devrimsel eyleminden bir an bile geri durmaz, Şiir: bana göre bir duyu ve duygunun mumyalanması ise de; aşkın tanımsız ve bitimsiz lakırdısıdır..ilhami

BANA EN YAKIN DÖRTLÜĞÜM

Çeker ömrü zaman gün perde perde
Şu tümsek alana düşen resmimden
Şimdi can evimden kim bilir nerde
Sönecek mum gibi yırtar gölgemden…..ilhami
Sevgili
bilmiyorum uslanır mıyız sevgili
dört kitabın başı
bir aşkla
-/-
bu aşkla
yanarken diri diri/
ölümü öldürmeden
bir çuvala giremeyiz bu aşkla

İlhami Bulut

*Rabbime şükür/85 yaşındaki annem ve babamın
dualarından maksimum düzeyde istifade etmeye çalışıyorum.

***Hayatta tek imrendiğim servet:
Ömürle ölümü hizalayıp; ölümü; kavuşma, vuslat günü olarak telakkide
Mevlana mefkûresindeki ergenliğe ulaşmaya çalışmak.

ADRES
ilhamibulut23@hotmail.com
Tlf. 05054830385 Ev. 04242478970. Posta Kutusu: 66 Elazığ.
Adres: Ataşehir mah. Kuvâyi Milliye Cad.Gençosman sit.Kat:2 D:3 Elazığ

***
RİNT BİR ŞAİR: İLHAMİ BULUT

Bu gün size, bu gazetede en az bir yazılı eseri bulunan ve Elazığlı olan yazar ve şairleri “Elazığ Kalemleri” başlığı ile yazan şair İlhami Bulut’u anlatmaya çalışacağım.

“Her edebiyatçı biraz şair, her şair de biraz rinttir” diyor işin erbabı. Yani şiirle meşgul olan her şair kendisini adeta şiirin içinde kaybolmuş (şiir olmuş) bulur. Aslında bu şiirde kayboluş da biraz mistisizm değil midir? Mistisizm yalnız dini alanlar için kullanılmaz. Ruhun yöneldiği, zevkle uğraş verip temaşa ettiği her uğraşı esasen mistisizm değil midir? Yazanla yazılan arasındaki bu enteraktif ilişkiyi edebiyatın, belki şiirin dışında pek bulamayız. İlhami Bulut belki de bu cümleyi ispat sadedinde; “Bu aşkla / yanarken diri diri / Ölümü öldürmeden / Bir çuvala giremeyiz bu aşkla.” diyor.

Önce biraz şairimizin hayat hikayesine (şimdi buna öz geçmiş diyorlar) bakalım: İlhami Bulut 1956 yılında Elazığ/ Pelte köyünde dünyaya gelir. Elazığ Orta Okulunu ve Ticaret Lisesini bitirdikten sonra 1977 yılında askere gider. Askerlik dönüşü 1979 yılında Elazığ Adliyesinde Zabit Kâtibi olur. Aynı yıl evlenir. Bu arada 1987 Fırat Üniversitesi Edebiyat Fakültesine kayıt yaptırır ama hem memuriyet hem de öğrencilik bir arada yürümez diyerek okulu bırakır. Kısa sürede terfi ederek 1991 yılında İcra Müdürü olur. Erzurum/Narman’da, Kayseri/Sarız’da, Malatya/Yeşilyurt’ta ve Elazığ’da icra müdürlüklerinde bulunur. 2012 yılında İstanbul/ Çağlayan adliyesine icra müdürü olarak tayin edilir. 2013 yılının Haziran ayında emekli olur.

2011 yılında şiirlerini topladığı “Sır Sızıntısı” kitabını yayınlar. Halen yerel Yeniçağ ve Haberkent gazetelerinde köşe yazarlığı yapmaktadır. Haberkent Gazetesi’nde “Elazığ Kalemleri” başlığı altında Elazığlı yazar ve şairleri tanıtmaktadır. Bu yazılarda zannederim yüzden fazla (135 olabilir) şair ve yazarın hayatı nihayette bir kitapta toplanacaktır. Ben şahsen bu çalışmayı önemsiyorum. Çünkü Elazığlı şair ve yazarlar gelecek kuşak için tek kitapta (en azından büyük bir bölümü) bir çırpıda bulunabilecektir. Takdire şayan bir çalışmadır. Zira hazırlanması okunması kadar kolay değildir herhalde.

İlhami Bulut’un şiirleri; Türk Edebiyatı, Bizim Ece, Kümbet ve Bizim Külliye dergilerinde yayınlanmıştır. Şairimiz İLESAM üyesidir. Ayrıca bazı şiirleri antolojilerde yer almıştır.

Yazı yazmayı bir virt haline getirmiştir. Disiplinli bir çalışma stili var. Dahası, bu işi topluma hizmet için yaptığını ifade etmektedir. Pakistanlı ünlü şair ve düşünür Muhammet İkbal hayranıdır. Onu nerede görürseniz görün, elinde muhakkak bir dergi, bir kitap ve yazmak için kağıtları vardır.

İlhami Bulut, arkadaş canlısıdır. Bol espri yapma gücü vardır. (Buna zeka da diyebiliriz, sanatkar mizacı olarak da bakabiliriz.) Bazen geçici alınganlıklar gösterebilir ama bu durum kalıcı değildir.

İlhami Bulut bir “aşk” aşıklısıdır. “Kainat her gün, her an aşk fışkırır, aşk; devrimsel eyleminden bir an bile geri durmaz. Şiir, bana göre bir duyu ve duygunun mumyalanması ise de, aşkın tanımsız ve bitimsiz lakırdısıdır” cümleleri onun aşk için neler hissettiğini anlatır.

Anne ve babasına karşı büyük bir içtenlikle “evlatlık görevini” yapmaya gayret eder. “ Ak düşen yıllarım dönsün tersine / Bir yılı bir güne satayım anne / Dizinde, başımın minnacık izine / Uzanıp yeniden yatayım anne…” Bu dizeler onun anne sevgini anlatırken, şairlik gücünü de göstermektedir.

Şairlerin şiirleri kendileri için elbette güzel ve önemlidir. Ancak her şairin kendisine yakın hissettiği şiirleri ya da dörtlükleri vardır. İlhami Bulut’un da kendisine yakın hissettiği bir dörtlüğü ile yazımızı noktalayalım:

“Çeker ömrü zaman gün perde perde

Şu tümsek alana düşen resmimden

Şimdi can evimden kim bilir nerde

Sönecek mum gibi yırtar gölgemden…”

Bir şair yaşarken biliniyor ve tanınıyorsa bu önemli bir olaydır. Elazığ’daki yazar ve şairler cidden onu tanıyor ve çoğunluğu da seviyor. Kültür ve sanat dünyasında tanınmak ve büyümek çok zordur. Çünkü bu camiada bulunan herkes, yaşadığı toplumda zaten rutin olmayan bir işe imza atmaktadır.

Nevzat Ülger
AH, ŞU BULUTLAR……
Bu Bulut’lardan hiç kurtulamadık.
Doğuya baktık, Palu’lu Bulutlar.
Batıya baktık Pulutlu Bulutlar…
Şimdi bir de Elazığ’da bir ‘Gülan ‘ayında dünyaya gelen şair ve yazar İlhami Bulut çıktı karşımıza.
Durmuş durmuş, tam da emekli olduktan sonra sesini duyurmaya başlamış. Şiirler yazmış birbirinden güzel. Düz yazılar yazmış tıpkı yıllanan yazarlar gibi. Şimdilere kadar nerelerde kalmış, yetenek ve becerilerini neden bugünlere kadar saklamış.
Biz, yıllar önce “Bu Toprağın Yaşayan Ozanları” diye üç cilt kitap yazdık. Koştuk doğulara, batılara, kuzeylere, güneylere nerede bir Elazığ’lı bulduksa aldık bu üç ciltlik eserlerimize. Doğaldır ki, ulaşamadıklarımız, bulamadıklarımız hemşerilerimiz de oldu. Bir M.Şükrü Baş, bir İlhami Bulut’da bunlardan.
İkisinin de kalemi keskin, şiirleri o değin ağırlıklı.
Hele hele Bulut’lar, bunlar bize çok daha da yakın.
Belediye Başkanlığına soyunduğumuz yıllarda Palu’lu Bulut’lar çıkmıştı karşımıza. Bedri Bulut, Davut Bulut, İzzet Bulut öylesine de sevdiğimiz, güvendiğimiz, yaşam boyunca unutamadığımız kişiler olmuştu. Davut Bulut’un oğlu Ahmet Bulut, yıllardır Kültür ve Turizm Müdürü olarak hizmetler verir. Türkiye coğrafyasını çok kişimizden de iyi bilir. Bedri Bulut’un çocukları, az hizmet vermediler Elazığ’a, Abdullah Bulut, Belediye Başkan Yardımcısı, Köy Hizmetleri Bölge Müdürü olarak bir o kadar hizmetimize koştu. Metin Bulut, hâlâ bulvarında koşuşup durur.
Gelelim Pulutlu Bulut’lara. Reşat Bulut’u Türk Hava Kurumu Müfettişi olarak tanımıştım. Oğlu, UZUN YILLAR dsi. Bölge Müdürlüğü yaptı, güzel hizmetler verdi Elazığ’a. Fuat Bulut’u, İl Genel Meclis Üyesi, Kemal Bulut’u İl Tapu Müdürü olarak tanıdım. Yıllardır Elazığ kültüründe at koşuşturan ve adı sanı Avrasya’lara, Balkan’lara, Kıbrıs’lara kadar uzanan Şener Bulut’u n babası ve kardeşlerini de Bahçelievler’de komşu olarak tanımıştık.
Seni gidi sesini geç duyurmaya başlamış İlhami Bulut.
Bak, nasıl bir uzun giriş yaptıktan sonra döneceğiz sana.
Ben de Gülan (Mayıs) ayının 19 unda dünyaya gelmişim.
Eskiden, çocuk iken (Mayıs ayı, Gülan ayı, çocuk alır büyük payı) diye bir tekerleme okurduk. Mayıs ayı, gerçekten bir çok önemli tarihlere kapı açmış bir ay. 15 Mayıslar, 19 Mayıslar, 27 Mayıslar 29 Mayıslar, sadece bizim bildiğimiz tarihler.
Böyle bir ayda doğmanın verdiği mutlulukta başka.
NİRVANA SEMBOLLERİ adlı şiirinden bir altılık vererek başlayalım asıl söze.
“Bugün yaşadım dünü, yarını erteledim”
Erteli sevdalarda senden başka sevmedim
Daldım sema seyrine, yeryüzünde yoksun sen
Ruhun benim mihrabım, kabak için gelmedim
Yokluk bizim varımız, hem varım hem yoksun sen
Tutuşur karanlıklar mum gibi yakarsın sen.
“Şu seslenişe, şu güzelliğe, şu ağırcalığa bakın.
Varıp bu yüceliklerin önünde siz de ateşler yakın.”
Diyerek birkaç dizesinden daha söz ederek, yazımızı noktalamaya çalışalım sevgili İlhami Bulut’um.
Ağlayan Yağmur şiirinin ikinci dörtlüğünde:
“Sadece ölümdür hayatı her gün biraz daha eskitir.
Yeni bir ayrılıkta bir ömrü bir ölüm kadar bir günde eksiltir.
Belli olmaz güzelin işine
Son gelişinde ne olur, iki damla da bana getir……”
Bir de DİYAR-I HARPUT’TAN
Dedem derdi ki Oğul, Harput eski kaledir
Taşı topraktan fazla, aslında yek paredir
Kat kat olmuş kayalar, her katı ayrı çağdır
Bir mihraptır kurulmuş, dağ üstünde bir dağdır.
Güneşten evvel doğar minare alem alem
Tarihe ilk besmele çekmiş kudretli kalem
Haydi güzel kalem, ne sen bizi unut; ne de biz seni ne demişler, ey güzellik insanı, sev seni sevin.
Bu insan oğludur, açar bazen ne çok kapıyı
Güzel insanlar, bir başka süsler her güzel yapıyı, varın da bulut bulut koşun, yağmur olarak inin yere,
Coşkun coşkun ve bereketlice aksın her güzel dere.
Şükrü Kacar
Yazar Sayfasına Git
***
Osman Baş

SIR SIZINTISI Osman BAŞ Edebiyatımızın her alanından yeni yayımlanan eserler ulaşmaya devam ediyor. Ayrım yapmam uygun olmasa da şiir kitaplarının fazla olduğunu söylemek uygundur. Eğitim, kültür, sanat ve edebiyat dergilerinin sayısı da az değil. Bana ulaşan yayınlar düzenli olarak çalışma masamdaki yerlerinde sıralarını bozmadan okunmayı ve incelenmeyi bekler.
Elazığ’da 1992 yılında başlatılan, 25-28 Eylül 2014 tarihlerinde 22.si Arif Nihat Asya hatırasına ve Bayrak temasıyla düzenlenen program esnasında şairi ve yazarı tarafından imzalanıp hediye edilen kitaplar arasında “SIR SIZINTISI” Elazığ’l
Kitaba adını verdiği Sır Sızıntısı ile başlıyor şiirler.
Derinliğine yol gidiyor insan.
Vuslat cennet mahreçli; bu ayrılık sonradan
Rengi olmaz gölgenin, suyun rengi ışıktır
Gel sürelim devranı, bu kubbe kapanmadan
Gözlerim yumulsa da, gönlüm sana âşıktır.
Anne şiiriyle devam ediyoruz.
Ak düşen yıllarım dönsün tersine
Bir yılı bir güne satayım anne
Dizinde minnacık başım izine
Uzanıp yeniden yatayım anne…
Aşkın tanımında bir türlü nokta koyamıyorum. Tanımlar, yaşanılan aşkı anlatmakta, her açıklama fark derinliği ifade etmektedir.
Şiirle anlatmak zor ve özel anlatımların disipline edilmiş halidir. İlhami Bulut son Elazığ ziyaretimde tanıdığım, dostluğu, gönlü, doğallığı silinmez iz bırakan gönül insanı.
Şiirlerinin tamamını okuduğumda gördüm ki, fevkalede zengin kelime haznesi, şiir bilgisi, duygu yükü ağır ve kontrollü, vuslatı özleyen, isteyen bir usta rahatlığı ve bilgi ve birikimiyle mısraları dörtlükleştirirken sevgiyi ilmek ilmek işleyen bir şair sonucuna ulaşıyorsunuz.
Türkülü Hasret şiirinin son kıtasında;
Yüz bin şiir olsa da senin öykün biter mi!
Aklım gitti başımdan, aklı olan sever mi!
Aşk dediğin hasrettir aşk duvağa girer mi!
Bekliyorum ben seni, gelsen de gelmesen de…
Sevdaların tatlı serinliğinde rahat ifadeleriyle yürüyen şair, yaşadıklarını Harput’la, Anadolu ile bütünleştiriyor. Şair şehitleri unutmuyor,
Şehidim şiirinde;
Çektim şahadeti durdurdum zamanı
Komutan seslendi, sesi donmuş nineme
Şimdi Vatan Sağ Olsun deme zamanı
Yetmiş milyon evlat yaslanmış anneme…
Uzun bir gecede kısa bir rüyayla leylalara ulaşan şairin, köpüklü dalgalarda denizin dik yokuşunda esen rüzgârlara gülümseyişiyle suya kavis çizen ay’ın hilâl duruşuna ulaşması, bulut kümelerinin nehirlere ulaştığı anlara eştir.
Aşksız şiir nice şiiridir. Harflere takılıp hafif bir görüntü ya da okunuş algısı çıplaklığıyla nasıl ifade edilebilir. Kalbini aşk hisselerine teslim eden bir kalemden damlayanlar şiir olur elbet. Hayali ruhlarla zifiri karanlığı aydınlatmak ancak yüreğin yangınlarıyla mümkündür.
Biliyorum ki şair İlhamı Bulut’tan yeni sızıntılar gecikmeden okuyucularına ulaşacaktır.
15.02.2015 / Ankara
………/……….
http://www.tokatgazetesi.com/author_article_detail.php? article_id=7919
***

Zekeriya Duman Ilhami Bulut

Döner durur bu dünya, hayatsa koca bir dev.
Açar ağzını bekler, bizlerse masum bir av.
Fark etmez. Ha avcı ha av, yeter ki ömrü sev.
Gelip geçen zamana, takıp aldırma, unut.
Kutlansın doğum günün ustam İlhami Bulut.....
Doğum gününü kutluyorum üstadım.
***

Sıtkı Caney

NİCE GÜZEL YILLARA
koşturma artık geçen günlerin ardı sıra
kış olsa da çevir sen yüreğini bahara
bundan böyle hiçbir şey açmasın sende yara
İyi ki doğdun bugün nice güzel yıllara
büyütüp umudunu düş yeniden yollara
sevdanı hep yeniden gönlüne sora sora
mutlu olmak hakkım de göğsüne vura vura
iyi ki varsın bugün nice güzel yıllara

SITKI CANEY

***

Elazığ Kalemleri...
................Elazığlı usta yazar İlhami Bulut; gelecek nesillere miras bırakacağı bir eseri hazırlamak için bir süreden beri büyük emek veriyor. “Elazığ Kalemleri” isimli eserini büyük bir sabırla hazırlarken, kitabına almayı düşündüğü şahısları araştırmacı yazar özelliği ile özenle seçiyor, akabinde o şahıslar hakkında bilgi topluyor, derlemeler yapıyor ve en önemlisi de kendi bakış açısıyla özgün yorumlar ekliyor.................Bu özellikteki kalemler kolay yetişmiyor, yüreğine doldurduğu ve ismi ile mümtaz İlham’dan alıyor bu desteği kendisi…
................İyi ki varsınız gönül dostu İlham-i Bulut. İyi ki hazırlıyorsunuz “Elazığlı Kalemler” isimli eserinizi… Asırlar sonra bu eseriniz Elazığlı Kalemler açısından müstesna bir biyografi hazinesi olacak gelecek nesillere ve siz bu çalışmanızla hak ettiğiniz manevi mükâfatı, tarihsel süreçte duaların desteği ile yâd edilerek kazanacaksınız..
18.03.2015
Prof.Asaf Varol (Fırat Üniversitesi)