İkinci Tabak Şiiri - Mustafa Alp

Mustafa Alp
854

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

İkinci Tabak

rakının müptelası değilim,
meyhaneci bilir.
kadehi önüme koyunca
önce kapıya bakarım.
insan beklemekten vazgeçse de
kapı açılınca başını çevirmeyi
hemen öğrenemiyor.

sen giderken
kal demek geçti içimden.
dilimle dişlerimin arasında
küçücük bir kelimeydi.
söylesem o akşam değişir miydi,
bilmiyorum.
ama söylemedim.
sen merdivenleri inerken
cebimdeki anahtarı sıktım.
metal avucuma battı.
elimi açtığımda izi vardı,
sesim yoktu.

ertesi gün çay ocağında
iki bardak istedim.
garson ikincisini masaya koyunca
yanlış söyledim, dedim.
bardağı geri götürdü.
ben yine de masanın
o tarafına geçemedim.
çayımı soğuttum,
hesabı ödeyip kalktım.

kendime uzun süre
gururumu korudum dedim.
ne kolay söyleniyormuş.
gece kapıyı kilitleyince
içeride yalnızca ben kalıyordum.
koruduğum şey gelip
karşıma oturmuyordu.

sana da kızgınım.
susarken yüzüme baktın,
benim konuşmamı bekledin.
ben senin dönmeni bekledim.
o akşam ikimiz de
bir adım atmadık.
sonra herkes kendi yoluna gitti.
ben hala o eşiğin
hangi yanında durduğumu
bazen şaşırıyorum.

ceketimin cebinde
bir meyhane fişi taşıyorum.
tarihi silinmiş,
masanın numarası duruyor.
ceketi yıkamadan önce
fişi çıkarıp çekmeceye koyuyorum,
kuruyunca yeniden cebime.
bunun saçma olduğunu biliyorum.
yine de her seferinde
aynı küçük kağıdı
kaybetmemiş oluyorum.

meyhaneci bir tane daha? diyor.
yeter, diyorum.
kadehte rakı kalıyor.
eve dönerken senin sokağından
geçmemek için yolumu uzatıyorum.
köşeyi dönünce fark ediyorum.
bu defa da bütün yolu
senin sokağını düşünerek yürümüşüm.

eve giriyorum.
ayakkabılarımı çıkarıyor,
mutfaktaki bardağı yıkıyorum.
sonra kapıya dönüp
anahtarı iki kere çeviriyorum.
kilit ilkinde tutuyor.
elim ikinciyi de çeviriyor.
sen içerideyken alışmışım.

sabah fırından ekmek alıyorum.
tanıdık biri nasılsın? deyince
iyiyim diyorum.
ekmek henüz sıcakken
sözüm ağzımda soğuyor.
eve varıp sofraya oturuyorum,
gün başlıyor.
insan böyle günleri de yaşıyor.

akşam dolabı açınca
bir tabak çıkarıyorum.
elim duruyor,
sonra ikinciyi de alıyorum.
masaya koymadan önce
uzun uzun bakıyorum ona.
yerine kaldırdığım geceler var.
bir de kaldıramadığım geceler.

bu gece kaldırmadım.
ışığı söndürdüm.
pencereden giren sokak lambası
boş tabağı aydınlattı.
mutfaktan çıkarken
kapıyı usulca çektim.
tabak sabaha kadar
masada kaldı.

✍️

Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 29.09.2026 00:15:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!