Seni yazdım bugün,
aklımın yalnız kalmış kırgınlıklarına,
Seni yazdım,
kalbimin biraz kırık bir yerine,
Seni yazdım,
kalbimin, kendine bile açıklayamadığı
o dar parantezin içine seni sığdırdım...
Gözlerim nereye dönse
içimde bir yerler eksiliyor;
sen, o eksikliğin içinden
henüz sözlüğe alınmamış
bir anlam gibi sızıyorsun....
Sevda dedim buna sonra,
ama öyle büyük bir kelime değil belki;
bir türlü yerine oturmayan
eski bir alışkanlığın
benliğimde açtığı küçük bir aykırılık...
Adını kendime karıştırdım,
fazla geldi; yine de bırakamadım.
Şimdi adlarımız,
İki ayrı imza gibi,
aynı tenin altında
birbirinin kimliğini taklit ediyor...
İçimde
birbirinin cümlesini tamamlayamayan
iki ben var;
biri seni anlatırken
öteki, kendi adını yanlış yazıyor...
Daha çok şey söylenirdi kim bilir;
ama bazı cümleler
tamamlandığında kendine ihanet ediyor.
Ben sustukça
yarım kalan yerlerim konuşuyor içimde...
Ben seni yazmadım aslında,
içimde çırpındın durdun sadece;
sanki varlığımın nüshasına
benden habersiz düşülmüş
bir sevda notuydun...
Ve artık neyi silsem
el yazın benim harflerime bulaşıyor;
kendi ismimi yazıyorum,
harflerin arasında
sana ayrılmış bir ses beliriyor...
Çıkarsalar beni içimden,
bir ben kalır mı bilmiyorum;
ama hissettiğim bir şeyler var,
içimde benden geriye yalnızca
kendini anlatırken eksik kalan
o cümlenin sahibi bir ben kalır biliyorum...
Ama sen,
benden çıkarıldığında bile
benim sevdam olarak kalacaksın biliyorum;
çünkü insan bazen
kendi yokluğunda kaybolurken
bir başkasının varlığında tamamlanıyor...
Ali Taşkale
Akçay / 2018
Kayıt Tarihi : 26.10.2026 15:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!